Dergiler / Türk Dünyası Araştırmaları / 2014 / Cilt: 106 - Sayı: 208

Yeniden bağımsızlık çağında Kırgızistan ve Rusya: Çakışan ve çatışan dış siyaset eksenleri

Kyrgyzstan And Russia in the era of new independency: Competing and conflicting foreign policy axis

Sayfa
229–248
DOI
—

Özet

Bu çalışmada bağımsız olduktan sonraki Kırgızistan ile Rusya Federasyonu arasındaki ikili siyasi, ekonomik ve sosyal ilişkilere yer verilecektir. Bu iki devlet arasındaki sorunlar aslında tek tek ele alınabilir, çünkü siyasal, ekonomik ve sosyal konular, ayrı ayrı birer alan olarak zaten kurumsallaşmış durumdadır ve bu konularda yoğun yayınlar yapılmıştır. Tarihsel olarak hızla gelişen iki ülke arasındaki söz konusu ilişkiler, tarihçilere verimli alanlar sunmakta ve bu haliyle zengin sayılan malzemelerden ilginç sonuçlar elde edilmesini sağlayan çalışmalara imkân tanımaktadır. Tarihsel ilişkiler bu şekliyle yeni çalışma alanları açmış ve bu alanlar özellikleri mucibince, sorunlara müdahil olan başka ülkelerin siyasetlerinin formüle edilmesine de ihtiyaç yaratmıştır. Tarihçilerin Avrasya stratejisine duydukları ilginin başlıca nedeni, Avrasya ülkelerinin sosyo-politik bazı yönlerinin, bu ülkelerin farklı iki dönemde izledikleri siyasetlerinin ve sosyal değişimlerinin aydınlatılmasına katkıda bulunabilmektir. Bunlar son derece öneme haiz çalışma alanları olmakla birlikte, elbette ki kaynakların nitelik ve niceliğiyle mahduttur ve hatta 20. yüzyılın sonlarında kazanmış olduğumuz Türk Dünyasının her yönlü ve yanlı tahlili için tatminkâr bir stratejik harita arz etmeyeceği mutlaktır. Her şeye rağmen bu sahalarda çalışmanın ihtiva ettiği mühim hususlar, tartışmasız olarak yüksek bir değerdedir.

Abstract

In this research we will discuss economical, social and political relations between Russian Federation and Kyrgyzstan after Kyrgyzstan s independency. In fact, the problem between these states could have discussed one at a time. Because their political, economical and social issues are well researched. Rapidly growing relations between these two states is giving historians a very fertile ground for researches that can contain very interesting results. These historical relations have opened new study fields and according to their specialties these fields forced to formulate new policies the states that involved to the problems between them. Main reason of the interest of historians to the Euro-Asia strategies is to enlighten the issues between Euro-Asian states in two different eras. Clearly these research fields are very important but all the studies are depending on the quality and quantity of main sources. Even very prolific sources that we gained towards the end of 20th century are not enough for studying Turkic World in every possible angle. Altogether acquisitions in studying this area regardless have got a great value.