Dergiler / Türk Dünyası Araştırmaları / 2015 / Cilt: 111 - Sayı: 218
İSLAM DÜNYASINDA İDEOLOJİLER, ETNİK AİDİYETLER VE TERÖR
- Sayfa
- 9–38
- DOI
- —
Özet
Bu makalede, Arap Baharı olarak adlandırılan, İslam Dünyası’ndaki iç savaşların muharrikleri incelendi. Kamuoyunda etnisite, din ve mezhep savaşları olarak tanımlanan bu savaşların gerisindeki yapay ve organize muharrikler araştırıldı. Din ile şiddet arasındaki ilişkinin tarihteki örnekleri günümüzle karşılaştırıldı. Dini inançların siyasi çatışmalarda bir araç olarak kullanılmasına dair örnekler Arap Baharı iç savaşlarıyla ilişkilendirildi. Çatışmaların yoğun olarak devam ettiği, Irak, Suriye, Libya ve Mısır örnek olayları esas alınarak konu hakkındaki bilimsel verilerin içerik analizleri yapıldı. Sembolik etkileşim yaklaşımı ile anılan çatışmalar analiz edildi. İletişim teknolojilerinin örgütsel ve grupsal fanatizmleri nasıl tayin ettikleri gösterildi. Araştırma sonucunda çatışmaların geleneksel din ve mezhep farklılıklarından kaynaklanmadıkları, ancak bu faktörlerin birer kışkırtıcı ve etkileyici araç olarak kullanıldıkları tesbit edildi. Çatışmaların simülasyon teknolojileriyle bir ekonomiye dönüştürüldükleri ve kitlelerin bu teknolojiler karşısında savunmasız kalarak, çatışmacı fanatik gruplara angaje edilmeye çalışıldığı ve bunun da başarıldığı tespit edildi.
Abstract
In this article, the factors of civil wars in the Islamic World, also known as Arab Spring which are described as religious, ethnicity and sect wars has been examined. Examples of other religious and sectarian wars from the world history have been compared to the recent power wars. The Use of religious beliefs as a tool for political conflicts and its relation to Arab Spring has been investigated. To be able to understand this relation better, content analysis of the scientific data based on the examples of Iraq, Syria, Libya and Egypt has been made. The works based on symbolic interaction approach has been analyzed. How the communication technologies canalize organizational fanaticism has been shown. According to result of the study, it was shown that the traditional religious and sectarian differences are not the reason of these conflicts but the tools that have been used to affect and provoke the masses. These conflicts are turned into an economy by simulation technologies, and the masses are to be released as vulnerable against to these technologies, it is engaged into the fantasist groups and they achieve it.