Dergiler / Türkderm-Deri Hastalıkları ve Frengi Arşivi / 2014 / Cilt: 48 - Sayı: 1

ablatifEpidermal ve dermal benin deri lezyonlarında fraksiyonel Er: Yag (Erbium: Yttrium-Aluminum-Garnet) lazer tedavisinin etkinliği: Retrospektif çalışma

Efficiency of ablative fractional Er: YAG (Erbium: Yttrium-Aluminum-Garnet) laser in the treatment of benign epidermal and dermal skin lesions: A retrospective study

Sayfa
31–38
DOI
—

Özet

Amaç: Epidermal ve dermal benin deri lezyonlarının tedavisinde en ideal ablazyon yöntemlerinden biri Er: YAG lazer sistemleridir. Bu çalışmada epidermal ve dermal benin deri lezyonlarında Er: YAG lazer tedavisinin etkinliğini retrospektif olarak araştırdık. Yöntem ve Gereçler: Kliniğimizde Nisan 2011-Nisan 2013 dönemleri arasında epidermal ve dermal benin deri lezyonları nedeniyle Er: YAG lazer tedavisi uyguladığımız 116 hastanın kayıtları retrospektif olarak incelendi. Bu değerlendirmede 103 hastanın (47 erkek, 56 kadın) verileri çalışma için uygun görüldü. Çalışmaya alınan 103 hastanın lezyonları ksantelezma, solar lentigo, epidermal nevüs, seboreik keratoz, ota nevüs, siringoma, cafe au lait makülleri (CALM) ve diğer lezyonlar şeklindeydi. Hastaların dosyalarından tedavi parametreleri, demografik özellikleri, tedavi öncesi ve sonrası fotoğrafları incelenerek Er: YAG lazer tedavisinin etkinliği değerlendirildi. Bulgular: Çalışmaya dahil edilen 103 hastada lezyonlar; ksantelezma (n=21), siringoma (n=17), solar lentigo (n=16), epidermal nevüs (n=11), seboreik keratoz (n=9), ota nevüs (n=5), CALM (n=3) ve diğer lezyonlar (n=21) olmak üzere 8 grup altında değerlendirildi. Er: YAG lazer tedavisi uygulanan ortalama enerji akımı 3-7 J/cm2, ortalama atım süresi 300 ms, ortalama geçiş sayısı 3-5 tekrar ve ortalama atım frekansı 3-7 Hz idi. Hastaların %59,2sinde belirgin düzelme, %26,2sinde orta derecede düzelme ve %9,7sinde hafif düzelme saptanırken, %4,9unda düzelme saptanmadı. Tedavi yanıtları ksantelezma, solar lentigo, epidermal nevüs, siringoma ve CALM hastalarında istatistiksel olarak anlamlı bulundu. Gözlenen yan etkiler ise, 4 hastada hiperpigmentasyon, 3 hastada hipopigmentasyon, 2 hastada hipertrofik skar ve 1 hastada kalıcı eritem olup, tedavi tüm hastalar tarafından iyi tolere edildi. Sonuç: Er: YAG lazer, özellikle epidermal yerleşimin ön planda olduğu benin deri lezyonlarının tedavisinde etkili ve güvenilir bir tedavi seçeneğidir. (Türk­derm 2014; 48: 31-8)

Abstract

Background and Design: Er: YAG lasers are precise ablation systems used in the treatment benign epidermal and dermal skin lesions. In this study, we retrospectively analysed the efficiency of Er: YAG laser therapy in the treatment of benign epidermal and dermal skin lesions. Materials and Methods: We retrospectively investigated the medical records of 116 patients treated with Er: YAG laser in our clinic between April 2011 and April 2013. The clinical data of 103 patients (47 men, 56 women) with xanthelasma, solar lentigo, epidermal nevus, seborrheic keratosis, nevus of ota, syringoma, cafe au lait macules (CALM) or other than these were included in the study. Treatment parameters, demographic features of the patients, and before and after photos of the lesions were investigated from patients records in order to evaluate the efficiency of Er: YAG laser therapy. Results: The patients included in the study were evaluated in 8 groups: xanthelasma (n=21), syringoma (n=17), solar lentigo (n=16), epidermal nevus (n=11), seborrheic keratosis (n=9), nevus of ota (n=5), CALM (n=3) and other than these (n=21). In the Er: YAG laser treatment, the average energy flow was 3-7 J/cm2, the average pulse duration was 300 ms, the average number of passes was 3-5 repeats, and the average pulse frequency was 3-7 Hz. While no improvement was observed in 4.9% of patients, 59.2% of subjects showed marked improvement, 26.2% showed moderate and 9.7% of patients showed mild improvement. Treatment responses in xanthelasma, syringoma, epidermal nevus, solar lentigo and CALM lesions were statistically significant. The observed side effects were hyperpigmentation in 4 patients, hypopigmentation in 3 patients, hypertrophic scar in 2 patients and persistent erythema in one patient. The treatment was well tolerated by all the subjects.