Dergiler / Türk Biyokimya Dergisi / 2008 / Cilt: 33 - Sayı: 3

Resveratrole klinisyen bakışı

Resveratrol: A clinician point of view]

Sayfa
122–125
DOI
—

Özet

Resveratrolün oksidatif stresi azalttığı deneysel modellerde gösterilmiştir. Oksidatif stresin azaltılmasının kalp damar hastalığı gelişimini önlemede faydalı olabileceği bilimsel temellere dayalı bir görüştür. Ancak kanıta dayalı tedavi yaklaşımı bir molekülün deneysel modellerde başarılı olmasını (bu veriler gözlemsel klinik çalışmalarda doğrulansa bile) bu molekülün rutin klinik kullanımı için yeterli görmemektedir. Kanıta dayalı tedavi yaklaşımının felsefesi, faydalı olduğu düşünülen bir molekülün, insanlarda yaygın olarak kullanılmaya başlanmadan önce, gerçekten faydalı olup olmadığının sert sonlanım noktalı, randomize klinik çalışmalarla test edilmesi gerekliliğidir. Deneysel ve gözlemsel klinik çalışmalar sonucunda kalp damar hastalığından korunmada büyük umut vaat eden E vitamini büyük randomize klinik çalışmalarla test edildiğinde hiçbir faydası gösterilememiş, hatta kalp yetersizliği gelişimini artırabileceği yönünde sonuçlara ulaşılmıştır. Kardiyoloji literatüründe potansiyel faydalarına karşın randomize klinik çalışmalarla plasebodan üstün çıkmayan tedavi yaklaşımlarının sayısı azımsanmayacak düzeydedir. Resveratrol potansiyel faydalarına karşın farmasötik endüstride kirli molekül (dirty molecule) olarak adlandırılmaktadır. Bunun nedeni siklooksijenaz, ribonükleotid redüktaz ve DNA polimerazlar gibi çok farklı proteinlerle etkileşim içinde bulunuyor olmasıdır. Bu da resveratrol hakkında bilmediklerimizin, bildiklerimizden fazla olduğunu düşündürmektedir. Resveratrolün potansiyel olumlu etkilerinin kalp krizini önleme, sağ kalımı uzatma gibi klinik faydaya dönüşüp dönüşmeyeceğini anlamanın yolu plasebo kontrollü randomize klinik çalışmaların planlanmasıdır. Bu tip çalışmalar olumlu sonuç vermedikçe resveratrol içeren ilaç veya gıdaların, şifa amaçlı kullanımını önermek yanlış olacaktır.

Abstract

Experimental data suggest that resveratrol, an antioxidant molecule, has beneficial effects on cardiovascular system. Evidence-based medicine (EBM) aims to apply evidence gained from the hard end-point placebo controlled randomized clinical trials to certain parts of medical practice.There have been many molecules, including vitamin E, which were shown to have positive effects in experimental models (that is further supported by observational clinical studies) but failed to show any benefit in hard end-point randomized clinical trials. Despite its beneficial cardiovascular effects, resveratrol is commonly referred to as a ‘‘dirty’’ molecule in the pharmaceutical industry, meaning that it seems to interact with many different proteins, including cyclooxygenases, ribonucleotide reductase and DNA polymerases. Thus, its activity cannot be resumed in a unique mechanism of action but likely results from various complementary actions of different biochemical pathways. Randomized clinical trials are needed to test whether positive effects of resveratrol obtained from experimental models would lead to any improvement in cardiovascular outcome. Before getting these results, resveratrol containing drugs or foods should not be recommended as part of a medical treatment.