Dergiler / Türk Anestezi ve Reanimasyon Dergisi / 2010 / Cilt: 38 - Sayı: 3
Pilonidal sinus cerrahisinde selektif segmental epidural anestezi uygulaması
- Sayfa
- 190–200
- DOI
- —
Özet
Amaç: Çalışmamızda; pilonidal sinus cerrahisinde küçük doz lokal anestezikle gerçekleştirilen segmental epidural anestezi ile konvansiyonel epidural anestezi uygulamasının blok karakteristikleri, ilk analjezik gereksinimi, anestezi sonrası derlenme ünitesinden (PACU) ayrılma, ilk miksiyon ve taburculuk kriterlerine ulaşma zamanını karşılaştırmayı amaçladık. Gereç ve Yöntem: Etik kurul onayı ve bilgilendirilmiş onamı alınan, ASA I, 40 erişkin hasta çalışmaya alındı. Monitörizasyondan sonra olgular rasgele seçilerek 2 gruba ayrıldı; Grup I’de (n=20) konvansiyonel epidural anestezi yöntemi ile bupivakain (% 0,5) 75 mg, Grup II de (n=20) ise, düşük doz epidural anestezi yöntemiyle bupivakain (% 0,5) 30 mg uygulandı. Duyu bloğu ilaç enjeksiyon zamanı 0. dk. olarak kabul edilerek 5 dk.’lık aralıklarla pinprick testi ile değerlendirildi. Maksimum duyu bloğu düzeyi, duyu bloğunun tamamen kaybolma süresi, motor blok başlama zamanı ve maksimum motor blok düzeyi, PACU’dan çıkma, taburculuk, ilk miksiyon ve ilk analjezik gereksinim zamanları kaydedildi. İstatistiksel analiz, Mann-Whitney U ve Fisherin kesin ki-kare testi ile gerçekleştirildi. Bulgular: Bireysel veriler, hasta ve cerrah memnuniyeti açısından gruplar benzerdi. Duyu bloğu başlama zamanı Grup I’de kısa olmasına karşın, duyu bloğu kaybolma zaman, PACU’dan çıkış, taburculuk, ilk miksiyon, ilk analjezik gereksinim zamanları Grup II’de kısaydı. Maksimum motor blok düzeyi ve maksimum duyu bloğu düzeyi Grup II’de daha düşüktü. Sakral bölgelere yayılım Grup II’de sınırlı iken Grup I’de yaygındı. Sefale yayılım Grup I’de belirgindi. Tartışma: Sonuç olarak, primer dikiş ile cerrahi kapatma yapılan pilonidal sinus cerrahisinde düşük doz epidural anestezi ile yeterli duyusal blok oluşturulabildiğini, beraberinde motor blok gelişmeden erken dönemde taburculuk ölçütlerine ulaşılabildiğini gözlemledik.
Abstract
Aim: We aimed to compare conventional epidural anesthesia with segmental epidural anesthesia which was achieved with small doses of local anesthetics in pilonidal sinus surgery with respect to epidural block characteristics, time to the first analgesic requirement, discharge time from post anesthetic care unit (PACU), time to the first urination and to achieve discharge criteria. Material and Method: After the approval of local ethics committee and informed consent was obtained from all participants, ASA I, 40 adult patients were enrolled into the study. Patients were randomly divided into 2 groups; in Group I (n=20) conventional epidural anesthesia technique with 75 mg bupivacaine (0.5 %), in Group II (n=20) low-dose epidural anesthesia technique with 30 mg bupivacaine (0.5 %) were performed. Drug injection time was considered as time 0 and sensory block was evaluated at 5 minute intervals with the pinprick test. Maximum sensory block level, complete loss of sensory block, motor block onset time, maximum motor block level, discharge time from PACU, time to the first miction and analgesic requirement were recorded. Statistical analyses were performed using Mann-Whitney U and Fishers’s exact test. Results: Demographic data, patient and surgeon satisfaction were similar in two groups. Although sensory block onset time was shorter in Group I, sensory block offset time, discharge time from PACU, time to the first urination and analgesic requirement was shorter in Group II. Maximum sensory and motor block levels were lower in Group II. Sacral spread was limited in Group II but apparent in Group I. Cephalic spread was apparent in Group I. Conclusion: In conclusion, in the pilonidal sinus surgery closed with primary suturation low-dose epidural anesthesia induces adequate sensorial block and because motor block did not develop, discharge criteria were achieved in the early postoperative period.