Dergiler / Turkish Studies (Elektronik) / 2014 / Cilt: 9 - Sayı: 6

TEVFİK FİKRET'İN "RAMAZAN SADAKASI" ŞİİRİNİN ONTOLOJİK ANALİZ METODUYLA ÇÖZÜMLENMESİ

ANALYSIS OF TEVFİK FİKRET'S POEM "RAMAZAN SADAKASI" WITH ONTOLOGICAL ANALYSIS METHOD

Sayfa
469–483
DOI
—

Özet

Sanat ontolojisi varlığı bir bütün olarak değil, tabakalara ayırarak varlığın özüne ulaşmayı ilke edinen bir kuramdır. Roman Ingarden ve Nicolai Hartmmann'ın öncülüğünde tabakalara ayrılan ontolojik tahlil oldukça yeni bir yöntemdir. Bugünkü anlamda varlığı 1930'lara dayanan bu yöntem, sanat eserini bir obje veya nesneden farklı bir kategoriye alır. Buna göre her sanat eseri ayrı bir yaratımdır. Her sanatçı, eserine kendi yorumunu katar. Yaratıcı süje ile okuyucu özne (süje) arasındaki ilişkiyi ortaya çıkaran sanat ontolojisine göre metin, şekil ve anlam yönünden iki genel kategori altında ele alınır. Ön yapı dediğimiz şekil kategorisinde ön yapıdaki ses yapılarından yola çıkılarak anlamın derin tabakalarına doğru yol alınır. Bu şekilde sanat eserinin ontik yapısını anlaşılır hale getirmeyi amaçlayan bu yöntem, İsmail Tunalı'nın da katkılarıyla oldukça olgunlaşmış ve Türk edebiyatında hem eski hem de yeni ürünlere uygulanabilecek bir yapıya kavuşmuştur. Bu çalışma yukarıda değindiğimiz ontolojik yöntem çerçevesinde Servet-i Fünûn şiirinin en önemli temsilcisi olan Tevfik Fikret'in "Ramazan Sadakası" şiirini incelemeyi amaçlamaktadır. Soğuk bir ramazan gününde dilenen zavallı bir çocuğu konu alan bu şiir, ses tabakasından yola çıkılarak şiirden evrensel çıkarımlarda bulunulan alınyazısı tabakasına kadar vardırılacaktır. Bu şekilde şiirin ritmini sağlayan aliterasyon, asonans, kafiye, redif, söz sanatları gibi armonik unsurların şiirin anlam tabakasına olan katkısı ortaya çıkarıldıktan sonra, tabakalardan teker teker geçilerek şiirin temasına ulaşılmaya gayret edilecektir.

Abstract

Ontology of art is a theory that researches the existence not as a whole but dividing it into layers and tries to reach the core of existence. Ontological analysis that is divided into layers with Roman Ingarden and Nicolai Hartmmann's leadership is a quite new method. In today's context, this method that dates back to 1930's categorizes work of art other than an object. According to this, every work of art is a different creature. Each artist adds his own interpretation to his work. According to the ontology of art that reveals the relationship between creator and reader, text is handled under two categories as image and meaning. In the image category that is called front structure, from the voice structure in the front structure, it can be reached across to deep layers of meaning. In that way this method which aims to make work of art's ontic structure more clear maturates with the contributions of İsmail Tunalı and reaches the structure that can be applied to both new and old works in Turkish literature. This study aims to examine the "Ramazan Sadakası" of Tevfik Fikret who is the most important representative of Servet-i Fünun poetry, with the frame of ontological methods that we mentioned above. This poem that is about a poor child who begs on a cold Ramadan day will be reached to destiny layer that makes universal deductions from voice layer. In that way, after the poetry's harmonic components like alliteration, assonance, rhyme, redif, rhetoric are revealed to meaning layer, it will be tried to reach theme of poem by passing the layers one by one.