Dergiler / Turkish Journal of Obstetrics and Gynecology / 2019 / Cilt: 16 - Sayı: 2
LSCS sonrası uterokütan fistül-tanısında manyetik rezonans görüntülemenin yararlılığı
- Sayfa
- 133–135
- DOI
- —
Özet
Bu çalışmada; manyetik rezonans görüntüleme (MRG) ile tanısı konan ve sezaryen doğumun en nadir komplikasyonlarda biri olan uterokütan fistülün tanımlanması amaçlanmıştır. Dört yıl önce alt segment sezaryen öyküsü (LSCS) olan 37 yaşındaki kadın hasta, pfannenstiel insizyonunun sağ ucundan akıntı şikayeti ile başvurdu ve daha ileri değerlendirmelerde LSCS skarından abdominal insizyonun sağ ucuna kadar uterokütan fistülün olduğu tespit edildi. Uterokutanöz fistül, LSCS’nin nadir görülen gecikmiş bir komplikasyonudur ve MRG, alanın tam tanısında ve tasvir edilmesinde belirgin rol oynamaktadır. Buradaki olgu, abdominal insizyon bölgesinde akıntı nedeni ile başvuran hastalarda nadir olmasına rağmen, uterokutanöz fistülün akılda tutulması gerektiğini ve bu gibi durumlarda alanın uygun şekilde tasvir edilmesi için MRG değerlendirmesinin yapılması gerektiğini vurgulamaktadır.
Abstract
The present report describes one of the rarest complications of cesarean section, uterocutaneous fistula, diagnosed on magnetic resonance imaging (MRI).A 37-year-old female with history of lower segment caesarean section (LSCS) four years previously presented with a chief symptom of discharge from theright end of a Pfannenstiel incision and on further evaluation was found to have uterocutaneous fistula arising from the LSCS scar to the right end of theabdominal incision. Uterocutaneous fistula is a rare delayed complication of LSCS and MRI plays a definitive role in the accurate diagnosis and delineationof the tract. The present case highlights that although rare, uterocutaneous fistulae must be kept in mind in patients presenting with discharge from theabdominal incision site and MRI evaluation should be performed in such cases for appropriate delineation of the tract.