Dergiler / Turkish Journal of Clinics and Laboratory / 2022 / Cilt: 13 - Sayı: 3
The effect of left ventricular assist device implantation on pulmonary vascular resistance: a single center experience
- Sayfa
- 424–428
- DOI
- —
Özet
Giriş: Pulmoner vasküler rezistansı (PVR) yüksek olan sol ventrikül destek cihazı (LVAD) implante edilmiş hastaları ve takiplerini sunmayı amaçladık. Gereç ve Yöntemler: Mayıs 2013 ile Mart 2022 arasında, pulmoner vasküler rezistansı 4 WU veya daha yüksek olduğu için destinasyon tedavisi olarak 62 hastaya LVAD implantasyonu yapıldı. Takiplerde hastaların 17'sine (14 erkek, %82,4) pulmoner arter kateterizasyonu uygulandı ve geriye dönük olarak incelendi. Takip süresi, mortalite, ameliyat sonrası drenaj, entübasyon ve yoğun bakımda kalış süresi, ameliyat öncesi ve sonrası pulmoner arter kateterizasyon parametreleri analiz edildi. Bulgular: Ortalama yaş 38±11 idi. Primer etyoloji 13 (%76.5) hastada dilate kardiyomiyopati ve 4 (%23.5) hastada iskemik kardiyomiyopatiydi. Ameliyat sonrası ekstrakorporeal membran oksijenatör ihtiyacı görülmedi. Medyan entübasyon süresi 1 (dağılım 1-7 gün) idi. LVAD implantasyonu sonrası ortalama pulmoner arter kateterizasyon süresi 638±305 gündü. PVR operasyon öncesi ve sonrası sırasıyla 5.2WU±1.5WU ve 1.9WU±1.4WU idi (p<0.001). Hastaların beşi (%29.4) nakil için köprülenmiş, yedisi (%41.2) ölmüş ve beşi (%29.4) LVAD ile yaşamına devam etmiştir. Ortalama sağkalım süresi 53±5 aydı. Kümülatif sağkalım oranları 2., 3. ve 5. yılda sırasıyla %93.8, %76.7 ve %42.6 idi. Sonuç: Yüksek PVR nedeniyle kalp transplantasyonu kontrendike olan hastalarda LVAD sonrası PVR azalmakta ve bu hastalar kalp transplantasyonu için listeye alınabilmektedirler.
Abstract
Giriş: Pulmoner vasküler rezistansı (PVR) yüksek olan sol ventrikül destek cihazı (LVAD) implante edilmiş hastaları ve takiplerini sunmayı amaçladık. Gereç ve Yöntemler: Mayıs 2013 ile Mart 2022 arasında, pulmoner vasküler rezistansı 4 WU veya daha yüksek olduğu için destinasyon tedavisi olarak 62 hastaya LVAD implantasyonu yapıldı. Takiplerde hastaların 17'sine (14 erkek, %82,4) pulmoner arter kateterizasyonu uygulandı ve geriye dönük olarak incelendi. Takip süresi, mortalite, ameliyat sonrası drenaj, entübasyon ve yoğun bakımda kalış süresi, ameliyat öncesi ve sonrası pulmoner arter kateterizasyon parametreleri analiz edildi. Bulgular: Ortalama yaş 38±11 idi. Primer etyoloji 13 (%76.5) hastada dilate kardiyomiyopati ve 4 (%23.5) hastada iskemik kardiyomiyopatiydi. Ameliyat sonrası ekstrakorporeal membran oksijenatör ihtiyacı görülmedi. Medyan entübasyon süresi 1 (dağılım 1-7 gün) idi. LVAD implantasyonu sonrası ortalama pulmoner arter kateterizasyon süresi 638±305 gündü. PVR operasyon öncesi ve sonrası sırasıyla 5.2WU±1.5WU ve 1.9WU±1.4WU idi (p<0.001). Hastaların beşi (%29.4) nakil için köprülenmiş, yedisi (%41.2) ölmüş ve beşi (%29.4) LVAD ile yaşamına devam etmiştir. Ortalama sağkalım süresi 53±5 aydı. Kümülatif sağkalım oranları 2., 3. ve 5. yılda sırasıyla %93.8, %76.7 ve %42.6 idi. Sonuç: Yüksek PVR nedeniyle kalp transplantasyonu kontrendike olan hastalarda LVAD sonrası PVR azalmakta ve bu hastalar kalp transplantasyonu için listeye alınabilmektedirler.