Dergiler / Tasavvur - Tekirdağ İlahiyat Dergisi (Online) / 2020 / Cilt: 6 - Sayı: 1

Medresetü'l-Basrati'l-Hadîsiyye fi'n-Nısfi'l-Evvel min'l-Karni'l-Evvel el-Hicrî: Dirâsetün fî Esbâbi't-T'ahhür el-'İmî 'an Medreseti'l-Kûfe.

The Basran School of Hadith in the First Half of the First Hijri Century: A Study of Why Kufan Knowledge Surpassed Basran Knowledge.

Sayfa
433–485
DOI
—

Özet

Bu araştırma hicri birinci asrın ilk yarısında varlık gösteren Basra’nın, fıkhıyla meşhur bazı sahâbîlere ev sahipliği yapmasına rağmen hadis ve fıkıh ilimlerinde, aynı dönemde öne çıkan Kûfe’den geri kalmasının muhtemel sebeplerine odaklanmaktadır. Söz konusu sahâbe arasında öne çıkanlar, Basra’da on iki sene ikamet etmiş olan Ebû Musa el-Eş’arî ve dört sene bulunan İbn Abbas’tır. Mezkûr iki sahâbenin fıkhî müktesabatlarının yanında çok sayıda hadis rivayetine sahip olduğu da bilinmektedir. Ancak buna rağmen her ikisinin de İbn Mes‘ûd’un, Kûfe’de yaptığı etkiyi gösterdikleri söylenemez. Araştırmada, Basra’da meskûn bulunan sahâbeyle ilgili rivayetlerin tahlil ve değerlendirmesine dayalı bir yöntem takip edilmiş olup, özellikle sahâbe ile tâbiînin ilmî ilişkilerine yoğunlaşılmıştır. Bununla beraber coğrafya ve kuruluş bakımından benzerlik gösteren Kûfe şehrindeki sahâbenin ilmî etkisi ve tâbiîn neslinin faaliyetleri bakımından bir takım karşılaştırmalarda bulunulmaktadır. Makalenin, konu hakkında öngördüğü birinci ihtimal, söz konusu sahâbîlerin ordugâh şehrinde yaşamanın gereği olarak fetihlerle meşgul olmalarıdır. Bu sonuç ilk olarak Ebû Musa el-Eş’arî’nin sireti üzerine yapılan incelemelerde ortaya çıkmıştır. Söz konusu ilmî gecikmeye sebep olan ikinci ihtimalin ise bahsi geçen sahâbenin ilimlerini yaymak adına aktif davranmamaları olduğu söylenebilir. Bu durumda sahâbenin ilmî kişiliklerinin önemli bir rol oynadığı düşünülmektedir. Diğer bir ihtimal, Basra’daki tâbiîn neslinin, sahâbeden ilim alma hususunda sarfettikleri çabanın, Kûfelilere kıyasla daha az olmasıdır. Bahsi geçen durumda Basra’nın bedevî kabile yapısının önemli bir etkili olduğu düşünülmektedir. Konuyla ilgili zikredilebilecek son ihtimal ise ilmî yapının teşekkül etmeye başladığı süreçte vuku bulan fitne ve karışıklıklardır. Nitekim bir müddet valilik görevini yürüten İbn Abbas’ın, bu süre zarfında ilim ve eğitim faaliyetleriyle ilgilenemediği görülür. Özetle araştırmanın ulaştığı en önemli sonuç; Basra’nın hicri birinci asrın ilk yarısında, İbn Mes’ûd tarafından kurulan Kûfe’ye kıyasla hadis ve fıkıh ilimlerinde gelişmiş bir şehir olmadığıdır.

Abstract

This paper focuses on the probable reasons of Kufan knowledge surpassing Basran knowledge in jurisprudence and Hadith in the first half of the first Hijri century despite some of the prominent learned companions having stayed in Basra for many years. Most importantly, Abu Musa al-Ash'ari having remained in Basra for 12 years and Abdullah Ibn Abbas for approximately four years; both of whom were well known to narrate many ahadith and were strong jurisprudentially. Despite this, they did not have the effect that Abdullah ibn Masud had in Kufa. My approach is to analyze many of the narrations of the companions who stayed in Basra with a focus on the scholarly relationship between the companions and the tabieen (followers) while simultaneously comparing it to Kufa which is similar geographically and in its foundation as a city. The main point of comparison is the scholarly effect of the Sahaba and the scholarly activity of the tabieen. I conclude that there are four probable reasons that caused this discrepancy: Firstly, Basra was a military city and the companions there were busied with military campaigns and this is clear from Abu Musa's biography. Secondly, the companions in Basra were less inclined towards scholarly transmission and this could be because of nature of their character. Thirdly, the tabieen in Basra did not exert as much effort in transmitting the knowledge of the companions as did the ones in Kufa and this may perhaps return to the fact that the Basran tribes were of nomadic origins. Fourthly, the many tribulations and constant instability of Basra came suddenly while the scholarly transmission of knowledge was still in an infantile stage. These circumstances busied Ibn Abbas who had arrived as a governor and prevented him from focusing on teaching. This paper argues that Basra was not a city of jurisprudence, hadith, or knowledge in the first half of the first Hijri century when compared to the activity and knowledge transmission at the hands of Ibn Masud in Kufa.