Dergiler / Sosyoloji Dergisi / 2007 / Cilt: 0 - Sayı: 17

Türkiye Cumhuriyeti'nin Sosyolojik Temelleri

Sayfa
57–69
DOI
—

Özet

Bir ulus-devlet olan Türkiye Cumhuriyeti derinlemesine bir biçimde sosyolojiden esinlenen bürokrat ve asker seçkinler tarafından inşa edilmiştir. Bu Türk seçkinleri, aydınlanma ve pozitivist adlı iki felsefe temeline dayanan batı modelini örnek olarak almışlardır. Bildiğimiz üzere pozitivizm, sosyolojinin doğmasına yol açmıştır. Feodal toplumun yıkılmasından sonra, Fransız Devrimi’nin gerçekleşmesiyle birlikte yeni bir ussal toplum inşa etmek için burjuva aydınları bilime ve özellikle de sosyolojiye başvurmuşlardır. Batı’da ulus-devlet Sanayi Devrimi’nin, burjuva toplumu da toplumsal tarihsel süreçlerin ürünüydü. Bu görünüm içinde sosyoloji, sadece burjuva toplumu ve ulus devletin meşrulaştırmasını sağlayan bir bilim olmaktadır. Osmanlı İmparatorluğu’nun yıkılmasından sonra kurulmuş olan Türkiye Cumhuriyeti sanayi toplumundan doğmadı. Ne burjuva ne de işçi sınıfına sahipti. Batı modelinin tersine, yukarıdan aşağıya doğru gerçekleştirilmiş bir inşadır. “Kemalizm” olarak adlandırılan bu model bitmemiş bir projedir. 1950’de iktidara gelen Demokrat Parti tüm ekonomi politikaları değiştirdi. 1980 darbesinden sonra Anavatan Partisi aşırı bir liberalizmi benimseyerek Türk ekonomisini dünyanınkiyle bütünleştirmeye çalıştı. Böylece Türkiye Cumhuriyeti tamamen değişmiş oldu.