Dergiler / SineFilozofi / 2019 / Cilt: 4 - Sayı: Özel Sayı 1
Metinlerarasılık, Hegel ve Matrix
- Dergi
- SineFilozofi
- Sayfa
- 127–138
- DOI
- —
Özet
Metinlerarasılık kavramı, kökenini Bakhtin’in söyleşimcilik düşüncesinden alır. Bakhtin’e göre her anlam bir yanıtla doludur ve konuşan kişi, konuştuğu konu hakkında konuşan ilk kişi asla değildir. Bu yaklaşım dünya hakkında ortaya koyduğumuz her yargının açık uçlu olduğu ve her iddianın da doğası gereği söyleşimsel olduğunu öne sürer. Kristeva, Bakhtin’in söyleşim kavramını, onun metin merkezli yaklaşımına bağlı kalarak ama tarihsellik vurgusunu göz ardı ederek, metinlerarasılık kavramıyla karşılar. Kristeva açısından her metin bir alıntılar mozaiğidir. Bu durumun sonucu olarak, metnin anlamı, başka metinlerden kendisine taşınan açık uçlu bir anlamdır. Sinema açısından bu kavram, kuramsal bir okuma açısından çok elverişlidir. Nitekim her film başka filmlere göndermelerle doludur ve belki de kendi değerini sinemanın mirasına bu göndermelerinden edinir. Birçok açıdan sinemanın seyrine etki eden bir film olarak Matrix, bu yaklaşımı birçok anlamda içinde barındırır. Baudrillard’ın üst gerçeklik düşüncesinden, Platon’un Mağara Alegorisine, Kartezyen düşünceden çağdaş nöröfelsefe yaklaşımına kadar birçok felsefi gönderme içerir. Biz bu çalışmada, metinlerarasılığın kuramsal çerçevesi içerisinde Matrix’i Hegel’in efendi köle diyalektiği ve mutsuz bilinç kavramları bağlamında değerlendirerek, Matrix’in arkasında bulunan düşünsel alanın bir kısmını göz önüne çıkarmaya çalışacağız.
Abstract
Intertextuality is a concept that takes its origin from Bakhtin’s dialogicsm. According to Bakhtin, every meaning is full of answers, and the person who speaks is never the first person to talk about the subject. This approach asserts that every judgment that have been put forward about the world is open-ended and every claim is dialogic in its nature. Kristeva used Bakhtin’s concept of intertextuality, by adhering to his text-centered approach but ignoring the emphasis on historicity. In terms of Kristeva every text is a mosaic of citations. As a result of, the meaning of the text itself is an open-ended meaning that is conveyed from other texts to it. In terms of cinema, this concept is very convenient in terms of theoretical reading. Indeed, each film is full of references to other films, and perhaps it derives its own value from legacy of cinema. As a movie that influences the course of cinema, the Matrix has many such references like Baudrillard’s idea of supremacy, Plato’s Cave Allegory, Cartesian thinking and contemporary neuroscience. In this study, it is attented to investigate some of the intellectual fields behind the Matrix bye valuating the Matrix within the theoretical framework of literature in the context of Hegel’s master-slave dialectics and unhappy consciousness concepts.