Dergiler / Selçuklu Araştırmaları Dergisi / 2019 / Cilt: 0 - Sayı: 10
ÂRİF ÇELEBİ'NİN BATI ANADOLU BEYLİKLERİYLE MÜNASEBETLERİ VE MEVLEVİHANELERİN YAYGINLAŞMASI
- Sayfa
- 203–230
- DOI
- —
Özet
Bu makalede, Ârif Çelebi’nin (ö. 1320) seyahatleri ekseninde önce onun Batı Anadolubeylikleriyle (Menteşeoğulları, Germiyanoğulları, Karamanoğulları vb.) kurduğu münasebetlermasaya yatırılacak, daha sonra da bazı Anadolu şehirlerinde (Karaman, Akşehir, Denizli vb.)mevlevihanelerin kurulmasıyla alakalı değerlendirmeler yapılacaktır. Bu kapsamda Ârif Çelebidönemi Mevlevî halifelerine de değinilecektir.Ârif Çelebi, devlet yöneticileri ile geliştirdiği yakın ilişkiler sayesinde Mevlânâ Türbesi’nevakıflar sağlayan, bazı şehirlere halifeler gönderip mevlevihaneler açtıran, bir yandan da usul veesaslarını belirlemek suretiyle Mevlevîliğin tarikat hüviyeti kazanmasını sağlayan Sultan Veled’in(ö. 1312) oğlu ve halefidir. Babasının izinden giderek Mevlevîliğin geniş kitlelere ulaşmasındaönemli roller üstlenen Ârif Çelebi, ömrünün mühim bir kısmını tarikatını yaymak amacıyla babasıhenüz hayatta iken başladığı seyahatlerle geçirmiş; bu vesileyle yoğun bir ilişkiler ağı geliştirmiştir. Bu ilişkilerin hem tasavvufi hem de siyasi yönü vardır. Zira Mevlevîler, özellikle Sultan Veled veÂrif Çelebi döneminde, açıkça Moğol yanlısı bir politika izlemişler, manevi nüfuzları sayesindeİlhanlıların Anadolu’daki meşruiyetlerini sağlamalarına ve sürdürmelerine ortam hazırlamışlardır.Ârif Çelebi, bu kapsamda özellikle yeni kurulmakta olan Batı Anadolu beyliklerinin başkentlerinidolaşmış, buralardaki mahalli emirlerle olumlu ilişkiler geliştirmiş, onları İlhanlılara itaate davetetmiş; diğer taraftan da halifeler görevlendirmek ve mevlevihaneler açtırmak suretiyle öğretileriniyaymaya çalışmıştır. Bu çerçevede Ârif Çelebi’nin İlhanlı yöneticileriyle kurduğu ilişkilerle, BatıAnadolu beyleriyle kurduğu ilişkiler arasında ortak bir nokta olduğunu görüyoruz. Ârif Çelebi’ninseyahatlerinin pek çoğunda onun maiyetinde bulunan Şemseddin Ahmed Eflâkî’nin (ö. 1360)Menâkıbü’l-Ârifîn’i üzerinde yaptığımız analizler neticesinde, Mevlevîlerin, XIII-XIV. yüzyıllarAnadolusu’nun içinde bulunduğu siyasal ve sosyal gelişmelerle daha da artan manevi nüfuzlarınıpolitik bir misyonda oldukça etkin bir biçimde kullandıkları sonucuna ulaşıyoruz.
Abstract
In this article, the relationships of Arif Chalabi (d. 1320) with the Western Anatolian principalities (Menteshe, Germiyan, Karaman etc.) will be discussed on the axis of his travels and then the establishment of the Mawlavi lodges in some Anatolian cities (Karaman, Akşehir, Denizli etc.) will be evaluated. Within this scope, the Mawlavi caliphs of the period of Arif Chalabi will be mentioned. Arif Chalabi was the son and successor of Sultan Walad (d. 1312), who provided foundations for Mawlana Mausoleum thanks to the close relations he developed with the state governors, sent caliphs to some cities and opened the Mawlavi lodges and ensured that Mawlaviyah gained the characteristic of religious sect by determining its order and principles on the other hand. Following in his father’s footsteps, Arif Chalabi, who played an important role in the fact that Mawlaviyah reached the large masses, spent a significant portion of his life in his travels in order to spread his sect, when his father was still alive. Thus, he developed a network of intense relationships. These relationships were both mystical and political. Because the Mawlavis, especially in the period of Sultan Walad and Arif Chalabi, followed a pro-Mongol policy obviously and they ensured that Ilkhanids maintained their legitimacy in Anatolia thanks to their spiritual influence. In this context, Arif Chalabi travelled around the capitals of the newly founded Western Anatolian principalities, developed positive relationships with local governors and invited them to obey the Ilkhanids; they tried to disseminate their disciplines by assigning caliphs and opening the Mawlavi lodges. Within this scope, we see that there is a common point between the relationships of Arif Chalabi with the Ilkhanid rulers and those with the Western Anatolian principals. As a result of our analyses on Manâqıp al-Ârifîn written by Shams al-Din Ahmad al-Aflaki (d. 1360) in the company with Arif Chalabi in most of his travels, we conclude that the Mawlavis very effectively used their increasing spiritual influence with the political and social developments in Anatolia of the XIII-XIV. centuries in a political mission.