Dergiler / RumeliDE Dil ve Edebiyat Araştırmaları Dergisi / 2020 / Cilt: 0 - Sayı: Ö8
Bir mitin mi yoksa insanlığın mı ‘yenidenyazımı’? «Hélène Cixous’un Ödipus’un Adı örneği»
- Sayfa
- 441–451
- DOI
- —
Özet
Ataerkil düzenin ilk kurbanı, yüzyıllar boyunca erkekten daha az insan kabul edilen kadından başkası değildir. Bu anlamda son elli yıldır batılı beyaz erkekinsanı ayrıcalıklı yerinden kaldırarak onu ne beyaz ne Batılı olan insanların ve insan olmayanların karşısında yeniden konumlandırmayı amaçlayan yeni bir varoluşsal hareket, felsefi düzlemde yerini almaktadır. Felsefi posthümanizm adı verilen bu olgu, insanı, ataerkil ayrıcalığın dışında kalan insanlarla ve insan olmayanlarla beraber bir arada bulunduğu evrenle uyum içerisinde yeniden ele almayı önerir. Yazınsal düzlemde Gérard Genette'in anametinsellik (fr. hypertextualité) kuramını yöntem, Rosi Braidotti'nin felsefi posthümanizmini kuramsal çerçeve olarak ele alan bu çalışma, kadının yazınsal alanda nasıl yeniden konumlandırıldığını anlamayı amaçlamaktadır. Bu bağlamda, Sofokles’in Kral Ödipus [Œdipe Roi] mitinin, fransız yazar Hélène Cixous tarafından Oidipus’un annesi İokaste’nin gözünden anlatıldığı ‘yenidenyazımı’ olan Le Nom d’Œdipe [Ödipus’un Adı] adlı esere başvuracağız. Bu eseriyle Cixous’nun yalnızca ‘kadın yazını’ estetiğini vurgulamakla kalmadığını, aynı zamanda toplumsal imgelemimizdeki ataerkil geleneğin açık bir temsili olan Ödipus mitini yazınsal düzlemde yeniden konumlandırdığının altını çizeceğiz. Sonuç olarak kadın yazını açısından miti yeniden konumlandıran anametinsel bağlantıların onu günümüz posthümanizmi bağlamında hayatta tuttuğunu göreceğiz.
Abstract
For centuries, women, being the first victim of the patriarchal tradition have been perceived as “less human” than men. Yet, for the last fifty years or so, civil movements that attempt to reposition “male” human being in an existential framework have sprung up. In the meantime, a new existential orientation has also been unfolded: a tendency that is conscious of the privilege of the white westerner in relation to human beings who are neither white nor westerner, and aiming at repositioning his status. This new tendency, called philosophical posthumanism, offers a new approach by considering human being in full entente with the Universe where he finds himself with other human beings outside the patriarchal privilege that he engages with. Having Gérard Genette’s theory of hypertextuality as the methodological framework, as well as taking into account Rosi Braidotti’s philosophical posthumanism as a theoretical outline, we will attempt to see how women are repositioned in literary territory. In this context, we will resort to Hélène Cixous’s rewriting of the sophoclean myth Oedipe Roi [Kral Oidipus], which adopts the perspective of Oedipe’s mother Jocasta. In her Le Nom d’Oedipe, Cixous does not only promote the aesthetic of the feminine writing, but also relocates a myth, which is indisputably a representation of the patriarchal tradition in the collective imagination. We will see, finally, that the hypertextual ties that reinstate and feminize the myth vitalize it today in the context of posthumanist thought.