Dergiler / Praksis / 2021 / Cilt: 0 - Sayı: 57
Kapitalist Rekabetin Anlamı: Kapitalizm Farklı Aşamalardan mı Geçiyor?
- Dergi
- Praksis
- Sayfa
- 225–249
- DOI
- —
Özet
Rekabetin kapitalist ekonomilerin sine qua non’unu (olmazsa olmazını) teşkil ettiği düşüncesi, yirminci yüzyılın ilk çeyreğine kadar iktisatçıların hemen tümü tarafından üzerinde uzlaşı sağlanan bir düşünceydi. Bu düşünce, hür (gerçek) rekabeti çözümlemenin merkezine alan klasik politik iktisatçılar tarafından olduğu kadar, tam rekabet kuramsallaştırmasını öne süren neoklasik iktisatçılar tarafından da benimsenmekteydi. 19. yüzyıl sonları ve 20. yüzyıl başlarından itibaren anonim ortaklıkların ve dev şirketlerin yükselişe geçmesiyle birlikte ise, iktisat disiplinindeki bu yaygın kanaatin yerini, kapitalizmin köklü değişimler geçirdiği ve dolayısıyla tekelci kapitalizm aşamasına ulaştığı iddiaları almaya başladı. Buna göre 20. yüzyılda kapitalizmi anlamanın doğru yolu, 19. yüzyılın rekabetçi kapitalizminin hareket yasalarından farklı hareket yasaları üreten ve neticesinde ona tabi olan tekelci uygulamaları kuramsallaştırmaktan geçiyordu. 20. yüzyılın ikinci yarısından itibaren bu eğilim birbirine zıt iki farklı düşünce geleneği üretti: i) ilkin, Paul Sweezy, Immanuel Wallerstein ve Fernand Braudel gibi önemli neo-Smithgil düşünürler kapitalizmin tarihini üretim ilişkileri yerine ticari ilişkiler üzerinden, hatta Braudel örneğinde piyasa-karşıtı bir alan olarak, okumaya başlarken; ii) özellikle Anwar Shaikh’ın başını çektiği bir grup sosyal bilimci, Karl Marx’ın Kapital’de öne sürdüğü haliyle sermaye birikim yasalarını doğuran gerçek rekabet kuramının günümüz kapitalizmini anlamakta da geçerliliğini koruduğunu; dolayısıyla, tekelci uygulamaların rekabeti ortadan kaldırmadığını; bilakis, kapitalizmin gelişimiyle birlikte şirketlerin daha nitelikli rekabetçi özellikler kazanıp daha yeğin rekabetçi stratejiler geliştirdiğini öne sürdü. Bu metinde bir yanda, her bir düşünce geleneğinin öne sürdüğü iddiaların kuramsal tutarlılığını ve ampirik geçerliliğini sınarken; diğer yanda, kapitalizmin kendine özgü hareket yasaları olup olmadığını, ve öyleyse, bunların zaman içinde değişip değişmediğini tartışmayı amaçlıyoruz. Sonuç kısmında ise 2x2’lik iki tür rekabet-tekel matrisi öneriyoruz
Abstract
Until the early decades of the twentieth century, it was common among economists that competition established the sine qua non of capitalist economies. This idea was shared by both classical and neoclassical economists; finding its purest forms of conceptualization as free competition in the former, and as perfect competition in the latter. As with the rise of joint stock companies and giant corporations from the late 19th and the early 20th centuries, on the other hand, this common belief in economics began to be subjected to criticisms, with a belief that capitalism had gone through fundamental changes, and hence reached the stage of monopoly capitalism. The main argument of those thinkers who we can classify under the label of the monopoly capital school was that the analysis of capitalism in the 20th century should be replaced by one that aims to theorize the monopolistic practices, which themselves had been both producing and were being subject to different laws of motion than those of the competitive capitalism in the 19th century. By the second half of the 20th century, this flow of thought produced two opposite reactions: i) first, such important neo-Smithian scholars as Paul Sweezy, Immanuel Wallerstein and Fernand Braudel started to read the history of capitalism in terms of trade relations rather than relations of production, and specifically in Braudel’s case, as a field necessarily comprehended as anti-market; and ii) second, some group of social scientists pioneered by Anwar Shaikh argued that the theory of real competition that brings about the laws of capital accumulation as introduced by Karl Marx in his Capital still holds true for understanding contemporary capitalism; thus competition has not been eliminated by monopolistic practices, but rather has been unfolding with the development of capitalism, as firms have been adapting even stronger competitive capabilities and employing even harsher competitive strategies. In this paper, we aim to examine the theoretical coherence and the empirical validity of each argument on one hand; and to discuss whether capitalism has its own laws of motion, and if so, whether they change or not, on the other. In the conclusion, we propose two types of 2x2 competition-monopoly matrix.