Dergiler / Mülkiye Dergisi / 2021 / Cilt: 45 - Sayı: 1

‘Kozmopolitanizmin İçkin Gerilimi’: PolitikanınÇağdaş Krizini Kavram Tarihi Işığında Düşünmek

‘The Tension Imminent to Cosmopolitanism’: Thinking Contemporary Crisis of Politics in the Light of Conceptual History

Sayfa
33–60
DOI
—

Özet

Çağımız, iklim krizinden radikal sağ popülizmin patolojilerine uzanan bir hatta politikanın tüm dünyaya yayılmış ve yerküre ölçeğinde deneyimlenen krizlerine sahne olmakta. Bu krizler politikanın çözüm üretmek konusunda tıkanmasına yol açtığı gibi, yeni politik alternatifleri ve farklı politika tahayyüllerini tartışmak için de olanaklar sunuyor. Bu çalışma, çağımızın politik krizleri karşısında kozmopolitan tahayyülün önerebileceklerini kavram tarihsel bir perspektifle ele almayı amaçlıyor. Kabaca ahlaki, kültürel ve politik ölçeklerde yerel aidiyetleri sorgulayan ve aşan bir bakış açısı ortaya koyan kozmopolitanizm, kavramın ve düşünme geleneğinin köklerine kadar giden bir gerilimle maluldür. Bu gerilimin bir tarafında küresel çapta belirli bir adalet kavrayışı üzerine kurulu yeni bir düzen inşa etme önerilerine dayalı ‘pozitif kozmopolitanizm’, diğer tarafta ise daha kapsayıcı hak ve adalet anlayışları için verilen küresel mücadelelere vurgu yapan negatif ‘kozmopolitanizm’ bulunur. Söz konusu ayrışma bu çalışmada ‘kozmopolitanizmin içkin gerilimi’ olarak adlandırılacak ve gerilimin tarafları ikili bir karşıtlık içinde olmaktan ziyade birbirini besleyen katmanlı düşünme hatları sunmaları bakımından değerlendirilecek; çağdaş kozmopolitanizm tartışmaları bu içkin gerilim bağlamında konumlandırılacaktır. Kavram tarihsel bir okuma ile Hellenistik dönemin başta gelen düşünce ekolleri olan Kinikler ve Stoacıların kozmopolitanizm tartışmalarına odaklanan bu çalışma, düşünce hattının ‘içkin gerilimi’nin yurttaşlık ve haklar bakımından önemli bir potansiyel barındırdığının altını çizmektedir. Kozmopolitan politik tahayyül, bir yandan bireysel hakların ve saygının tüm insanlık için tanımlanması iddiasını barındırmakta ve bu iddiayı hayata geçirmeyi politikanın temel hedeflerinden biri olarak ilan etmekte; diğer yandan ise bu hakların korunmasını sağlayacak politik kurumlar oluşturmanın olanaklarını sorgulamaktadır. Dolayısıyla kozmopolitanizm, ikili karşıtlıklar üzerine kurulu bir okumadan kaçınarak hem içinde yaşanan politik dünyada daha kapsamlı bir adaletin hayata geçirilmesi için talepte bulunmanın bir aracı, hem de tüm dünyayı kapsayacak bir politik ve hukuksal yapı oluşturmanın yolu olarak görülmelidir. Böylece kozmopolitanizm, çağımızın sorunları karşısında hem genişletici hak ve adalet taleplerini hem de bunların güvence altına alınabileceği siyasal/hukuksal düzen tasarılarını gündeme getirmeyi sağlayacak yaratıcı bir tartışmanın ölçeği olarak kavranabilecektir. Bu bakımdan çalışmanın nihai amacı, Antik Yunan deneyiminde karşımıza çıkan erken dönem kozmopolitan tahayyülü çağımızın sorunları karşısında hem genişletici hak ve adalet taleplerini hem de bunların güvence altına alınabileceği politik/hukuksal düzen tasarılarını yeniden düşünmeyi sağlayacak yaratıcı ve dışlayıcı olmayan bir tartışma zemini sunmaktır.

Abstract

Our age is the scene of global crises of politics, ranging from the climate crisis to thepathologies of radical right-wing populism. These crises not only obstruct politics tofind solutions, but also offer opportunities to discuss new political alternatives anddifferent manifestations of politics. In the light of conceptual history, this study aims todiscuss what cosmopolitan thought can suggest in the face of the political crises of ourage. Cosmopolitanism, as a perspective that questions local/particular attachments atmoral, cultural and political levels, embraces an imminent tension rooted in the historyof the concept. ‘Positive cosmopolitanism’ proposes building a new institutional globalorder based on a certain understanding of justice whereas ‘negative cosmopolitanism’underlines the importance of global struggles for more inclusive understanding ofjustice. Rather than constructing a binary opposition, this study evaluates the tension‘imminent to cosmopolitanism’ as a resourceful ground and situates contemporarydebates concerning cosmopolitanism in the context of this tension.Focusing on the cosmopolitan accounts of Cynics and Stoics, two leading schoolsof thought during the Hellenistic period, this study claims that building a reflectiverelationship between positive and negative understandings of cosmopolitanism canreveal potentials regarding citizenship, basic rights and global justice. Ever since itsorigins, cosmopolitan political theory embraces the claim of enlarging the scopeindividual rights for all the members of humanity on the one hand and seeks thepossibilities of establishing political institutions that will ensure the protection of theserights on the other. Therefore, cosmopolitanism should be seen as both a means ofdemanding a more comprehensive understanding of justice, and a way of creatinginclusive political and legal institutions at local as well as global levels. Thus, ‘thetension imminent to cosmopolitanism’ can be conceived as the scale of a creativedebate that will bring forward both expanding demands for rights and reflect uponlegal and political institutions in the face of the ongoing crises of contemporarypolitics. The definitive aim of the study, in this respect, is to situate contemporarydiscussions on cosmopolitanism within this ‘immanent tension’ stemming from theroots of cosmopolitan thinking and to evaluate ancient accounts of cosmopolitanismas a creative and non-exclusive ground for discussion that brings up global struggles forrights and proposals for a global legal and political order securing those rights.