Dergiler / Muhafazakar Düşünce Dergisi / 2017 / Cilt: 1 - Sayı: 50

ÇEVRE ETİĞİNİN DİLSEL BOYUTU -BİR ANALİZ

LINGUISTIC DIMENSION OF ENVIRONMENTAL ETHICS

Sayfa
29–50
DOI
—

Özet

Klasik ve modern dönemlerde çevredeki gerçeklikle ilişki, insanı veya çevreyi merkeze alan monolojik bir dil bağlamında yorumlanmaktadır. Bir başka deyişle klasik dönemde aşkın bir Varlığın işareti olarak çevrenin, insan bilincine; modern dönemde ise öznenin, bilim ve teknolojik bağlamda çevreye tahakküm ettiği monolojik bir dil söz konusudur. Bu sebeple Yunanca "kairos" ve Gadamer'in "ufukların kaynaşması" kavramları bağlamında çevreyle ilişkide çevrenin ve insan dilinin birbirlerine tahakküm etmediği, gelenek ve bilimin ufkunun kaynaştığı, diyalojik bir dil bağlamında yeni bir yorumlama imkânı sunulabileceği kanaatindeyiz.

Abstract

At classical and modern times, environmental reality was interpreted in terms of monological language centered around environment or human being. To put it in a different way, at classical times, monological language signified sacred domination of environment on human consciousness, which was taken to be a sign of transcendent Being; in modern time, monological language has signified scientific and technological domination of human consciousness on environment. In my thesis, I propose a different idea as : relationship between human being and environment can be considered within dialogical language where tradition and scientific approach can be fused without any form of domination. This is possible when this relationship is considered in terms of the old Greek notion "kairos" and Gadamer's notion "fusion of horizons" in the context of ethics of facing each other.