Dergiler / Klinik Psikofarmakoloji Bülteni / 2014 / Cilt: 24 - Sayı: 3

Hyperprolactinemia due to Paliperidone Palmitate and Treatment with Aripiprazole

Paliperidon palmitat kullanımına bağlı hiperprolaktinemi ve aripiprazol ile tedavisi

Sayfa
253–256
DOI
—

Özet

Bütün tipik antipsikotikler güçlü D2 reseptör antagonizması yaptıkları için ve reseptöre uzun süre bağlı kaldıkları için prolaktin salgılanmasını artırırlar. İkinci jenerasyon antipsikotikler arasında risperidon ve amisülpirid prolaktin seviyesini tipik antipsikotikler gibi artırırken, klozapin, olanzapin, ketiapin, aripiprazol ve ziprasidon prolaktin seviyesini önemli derece artırmazlar. Ayrıca antipsikotiklerin aktif metabolitlerinin devam eden D2 reseptör blokaj etkisinin prolaktin seviyelerini artırabileceği ileri sürülmektedir. Bunlardan risperidon'un aktif metaboliti olan 9-OH risperidon'un (paliperidon); benzer reseptör profiline sahip olması, yarılanma ömrünün daha uzun olması ve daha az lipofilik olması nedeniyle prolaktin yüksekliğinde önemli role sahip olduğuna dair çalışmalar mevcuttur. Paliperidon palmitat kullanımına bağlı olarak hiperprolaktinemi görülebilir. Hiperprolaktinemi asemptomatik olabilir veya jinekomasti, galaktore, oligomenore, amenore, cinsel işlev bozukluğu, akne, hirşutizm, infertilite ve kemik mineral dansitesinde azalmaya yol açabilir. Tedaviye aripiprazol eklenmesi prolaktin seviyelerini düşürüp yan etkileri azaltabilmektedir. Eğer hasta önemli derecede yarar görüyorsa tedaviye aripiprazol eklenerek antipsikotik kullanımına devam edilebilir. Biz de bu olgu sunumunda paliperidon palmitat uzu etlkili antipsikotik tedavisinden ciddi fayda gören fakat takipleri sırasında hiperprolaktinemi gelişen ve tedaviye aripiprazol eklenmesi ile prolaktin seviyeleri normal düzeye dönen bir hastayı sunmayı amaçladık.

Abstract

For all typical antipsychotics, potent D2 receptorantagonism and prolonged connection to the receptorcauses increased secretion of prolactin. Amongsecond-generation antipsychotics, risperidone andamisulpride increase prolactin levels similar to typicalantipsychotics whereas clozapine, olanzapine,quetiapine, aripiprazole and ziprasidone do notincrease prolactin levels significantly. It has beenclaimed that the ongoing D2 receptor blockage byactive metabolites of antipsychotic drugs might beresponsible for elevated prolactin levels. There isclinical data about 9-OH risperidone (paliperidone), theactive metabolite risperidone, suggesting that it mayhave a significant role in increased prolactin levels dueto its similar receptor profile, longer half-life and lesslipophilic structure. Hyperprolactinemia can be seenafter the injection of paliperidone palmitate.Hyperprolactinemia may be asymptomatic or it maycause gynecomastia, galactorrhea, oligomenorrhea,amenorrhea, sexual dysfunction, acne, hirsutism,infertility and a decrease in bone mineral density. If thepatient is receiving a significant treatment benefit fromcontinued use of an antipsychotic, aripiprazole can beadded to the treatment in order to reduce prolactinlevels and the risk of side effects associated with it. Inthis case report, we present a schizoaffective disorderpatient who significantly benefited from paliperidonepalmitate long acting antipsychotic treatment butdeveloped hyperprolactinemia and amenorrhea,which were resolved by adding aripiprazole.