Dergiler / Kafkas Üniversitesi Veteriner Fakültesi Dergisi / 2019 / Cilt: 25 - Sayı: 2
Köpek ve Kedilerden Ampisilin ve Vankomisin Dirençli Enterococcus faecium İzolasyonu
- Sayfa
- 263–269
- DOI
- —
Özet
Bu çalışmada, köpek ve kedilerde ampisilin ve vankomisine dirençli enterokokların (ARE ve VRE) izolasyonu, izolatların antimikrobiyal duyarlılıklarının ve virülans genlerinin (asa1, esp, gelE, hyl, cylA) belirlenmesi amaçlandı. Ampisilin ve vankomisin dirençli izolatların minimal inhibitör konsantrasyonları (MİK) sırasıyla makrodilüsyon metodu ve E-test ile belirlendi. Bu amaçla üç farklı ildeki (İstanbul, Ankara ve Mersin) köpeklerden (n=276) ve kedilerden (n=255) toplanan 531 rektal svab örneği çalışmaya dahil edildi. Köpeklerin 60’ında (%21.7) ve kedilerin 47’sinde (%18.4) ARE tespit edildi. VRE bir köpek ve iki kedide saptandı. Tüm ARE ve VRE izolatları, polimeraz zincir reaksiyonu (PZR) ile Enterococcus faecium olarak identifiye edildi ve bu izolatlar çoklu ilaç direnç (MDR) fenotipi gösterdi. Az sayıdaki izolatta (%4.7) virülans geni saptandı. Yazarların bilgisine göre, bu çalışma ile ilk olarak Türkiye’de köpeklerden vanA geni taşıyan VREfm izolasyonu bildirilmektedir. Sonuçlar, hem köpeklerin hem de kedilerin AREfm ile yüksek oranda kolonize olduklarını göstermektedir. Köpekler ve kediler yakın fiziksel temaslarından dolayı, insanlara bu nozokomiyal patojenlerin yayılmasında önemli bir rol oynayabilir. Bu nedenle, hayvanlardan izole edilen AREfm ve VREfm suşlarının insan nozokomiyal enfeksiyonlarındaki olası rolünü aydınlatmak için ileri moleküler çalışmalara ihtiyaç vardır.
Abstract
In this study, it was aimed to determine the occurence of ampicillin and vancomycin resistant enterococci (ARE and VRE) species in dogs andcats, antimicrobial susceptibility and virulence genes (asa1, esp, gelE, hyl, cylA) of the isolates. Minimal inhibitor concentration (MIC) values ofampicillin and vancomycin were determined by macro dilution method and E-test, respectively. For this purpose, 531 rectal swabs collectedfrom dogs (n=276) and cats (n=255) from three different cities (İstanbul, Ankara and Mersin) were examined. ARE was detected in 60 (21.7%)of dogs and in 47 (18.4%) of cats. VRE was detected in one dog and two cats. All ARE and VRE isolates were identified as Enterococcus faeciumby polymerase chain reaction (PCR), and showed multi-drug resistance (MDR) phenotype. A small number of AREfm isolates (4.7%) carriedvirulence gene. To the authors’ knowledge, the study is first reporting vanA gene harboring VREfm in dogs in Turkey. The results indicatedthat both dogs and cats were frequent carriers of AREfm. Due to close contact with humans, dogs and cats may play an important role in thespread of these nosocomial pathogens in the community. Therefore, further molecular studies are needed to elucidate the possible role ofanimal originated AREfm and VREfm strains in human nosocomial infections.