Dergiler / Journal of Clinical and Analytical Medicine / 2013 / Cilt: 4 - Sayı: 2

Differentiation of benign and malignant skin lesions with color and power doppler ultrasonography

Renkli ve power doppler ultrasonografi ile malign ve benign deri lezyonlarının değerlendirilmesi

Sayfa
107–111
DOI
—

Özet

Amaç: Bu çalışmanın amacı; prospektif olarak malign ve benign deri lezyonlarının ayırıcı tanısında gri skala ultrasonografi, renkli Doppler ultrasonografi ve power Doppler ultrasonografinin yararlarının değerlendirilmesidir. Gereç ve Yöntem: Hastalar histopatolojik olarak benign ve malign deri tümörleri olarak olarak iki gruba ayrıldı. Lezyonlarda; boyut, kontur özellikleri, pagoda eko varlığı, deri katmanları tutulumu, akım varlığı, lokalizasyonu, internal ekojenite ve vasküler patern araştırıldı. Spektral analizde Vp (pik-sistolik hız), Vd (end-diastolik hız), Rİ (rezistiv indeks) ve Pİ (pulsatilite indeksi) tespit edildi. Bulgular: Kutanöz ve subkutanöz papülo-nodüler lezyonu olan 80 (35 kadın, 45 erkek) hasta prospektif olarak çalışmaya dahil edildi. Düzenli kontur, düzen- siz kontur, pagoda eko varlığı, ekojenite gri skala ultrasonografi ile; kan akımı analizi ise renkli ve power doppler ultrasonografi ile değerlendirildi ve grup- lar arasında anlamlı fark tespit edildi. % 33 hastada akım varlığı tespit edildi. Akım varlığı malign deri tümörlerinde % 92.2, benign deri tümörlerinde % 33.3 olarak gözlendi. Çalışma grupları arasında pik-sistolik hız, end-diastolik hız, rezistiv indeks ve pulsatilite indeksi açısından anlamlı bir fark ortaya konulamamıştır (p>0.05). Sonuç: Doppler ultrasonografi; deri lezyonlarının değerlendirilmesi için düşük maliyetli ve etkin bir yöntemdir.

Abstract

Aim: The aim of this study was to prospectively evaluate the usefulness of color Doppler ultrasonography, power Doppler ultrasonography, and gray scale ultrasonography in differentiating benign and malignant skin lesions. Material and Method: Patients were histopathologically divided into two groups as benign and malignant skin tumors. The dimensions of the lesion, the contour characteristics, existence of pagoda echo, levels of invasion, the internal echogenicities and vascular patterns were investigated. We analysed velocity waveforms and determinated peak systolic velocity, end-diastolic velocity, resistive index, and pulsatility index. Results: Eighty patients (35 female, 45 male) with populo-nodular lesions on the surface of the cutaneous and subcutaneous tissues were prospectively enrolled in this study. A significant difference was noted between malign and benign skin lesion groups as for color and power Doppler ultrasonographic findings such as blood flow analysis and as for the gray scale ultrasonographic findings such as irregular contour, pagoda echo and hypoechoic echogenicity. Blood flow was observed in 33 patients. The existence of the flow was mostly observed in 92.2% of the malign skin lesions and in 33.3% of the benign lesions. The analysis of peak systolic velocity, end-diastolic velocity, resistive index, and pulsatility index between the study groups did not reveal a significant difference (p>0.005). Discussion: Doppler ultrasound is a non-invasive and powerful technique for the differentiation of benign and malignant skin lesions.