Dergiler / Journal of American Studies of Turkey / 2021 / Cilt: 2 - Sayı: 56
Üçüncü Kültürler Arasında, Üçüncü Kültürlere Doğru: Jhumpa Lahiri’nin Eserlerinde Güney Asyalı Amerikalı Ulusötesicilik ve Rizomatik Öznellikler
- Sayfa
- 67–90
- DOI
- —
Özet
Bengalli Amerikalı yazar Jhumpa Lahiri’nin melez ana karakterleri fiziksel veya mecazi anlamda ulusal sınırları aşar ve ulusötesi göçe dair basitleştirilmiş varsayımlara direnen dinamik öznellikler oluştururlar. Lahiri’nin bazı karakterleri atalarından gelen Güney Asyalı kimliğini vurgular veya Amerika Birleşik Devletleri’nde asimile olmayı uygun bulurken, diğerleri benimsedikleri üçüncü kültürler sayesinde sabit bir noktada durmaksızın, toplumu kontrolü altında tutan baskıcı ulus-devletinin kısıtlayıcı sınırlarını sorgulamayı mümkün kılan beklenmedik yolculuklara koyulurlar. Bu makale, Homi K. Bhabha ve Stuart Hall’un kültürel kimliğe yönelik teorik yaklaşımlarından ve Gilles Deleuze ve Félix Guattari’nin rizomatik düşüncesinden faydalanarak Lahiri’nin İngilizce otobiyografisinde ve kurmacalarında yer alan, üzerinde iki farklı kültürün hak iddia ettiği, bu kültürlerin dayattıkları kısıtlamalar yüzünden yorgun düşen, ancak sonunda bir üçüncü kültüre sığınan, kendilerini dünya vatandaşları veya göçebeler olarak görmeye başlayan ve ulus-devletine tamamen karşı çıkan karakterlerine odaklanacaktır.
Abstract
Physically and/or figuratively, Bengali American writer Jhumpa Lahiri’s hybrid protagonists transcend national borders and form dynamic subjectivities that resist simplified assumptions about transnational migration. However, while some characters like to either accentuate their ancestral South Asian heritage or endorse their assimilation to the United States, others rejoice in embracing third cultures or embarking on unexpected journeys without fixed points, thereby questioning the restrictive container of the nation-state as the dominant category for examining society. Sustained by Homi K. Bhabha’s and Stuart Hall’s theoretical approaches to cultural identity and influenced by Gilles Deleuze and Félix Guattari’s rhizomatic thinking, I will focus on Lahiri’s autobiography and her fiction in English that portrays characters who, overexerted by the constraints of the two cultures wanting to claim them, find refuge in a third culture or defy the nation-state completely by considering themselves citizens of the world, or nomads.