Dergiler / İzmir Tepecik Eğitim Hastanesi Dergisi / 2020 / Cilt: 30 - Sayı: 3

Derin Venöz Tromboz Tanılı Hastaların Kateter Yönlendirmeli Tromboliz tedavisi ile Endovasküler Tedavisi: Erken Dönem ve Birinci Yıl Sonuçları

Catheter-Directed Thrombolysis and Endovascular Therapy in Patients with Deep Vein Thrombosis: Early-Term and First Year Results

Sayfa
281–287
DOI
—

Özet

Amaç: Derin Ven Trombozu uzun dönemde posttrombotik sendroma yol açamaktadır. Uygulanan tedavi tek başına antikoagülan tedavi olduğunda posttrombotik sendrom gelişme riski önemli ölçüde artmaktadır. Sistemik trombolitik tedavinin yüksek kanama riskinden dolayı Kateter yönlendirmeli tromboliz yöntemleri geliştirilmiştir. Hibrid yaklaşımlarla birlikte Kateter yönlendirmeli tromboliz, posttrombotik sendrom sıklığını azaltmayı amaçlamaktadır. Biz bu çalışmada Kateter yönlendirmeli tromboliz tedavisi uyguladığımız hastaların erken dönem sonuçlarını ve birinci yıl takip sonuçlarını retrospektif olarak bildiriyoruz. Yöntem: 31 hastanın(23-87 yaş aralığında) hepsine akut proksimal venöz trombozu (≤15 gün) tanısı konmuştu. Bu hastalara Kateter yönlendirmeli tromboliz ve gerekirse stent implantasyonları sorunsuz olarak uygulandı. İnferior vena kava trombozu olan hastalara da vena kava filtresi yerleştirildi. Hastalar 1., 6. ve 12. aylarda Doppler ultrasonografi ile değerlendirildi. Posttrombotik sendrom tanısı için Villalta skorları da belirlendi. Bulgular: Hastaların 19’unda iliofemoralde trombüs vardı. Bu hastaların altısında trombüs inferior vena kavaya uzanıyordu. Diğer 12 hastada trombüs femoropopliteal idi. Trombüsü vena kavaya uzanan altı hastaya venöz filtre yerleşimi uygulandı. İliofemoral trombüs hastalarının beşinde intraoperatif kontrol venografi esnasında iliyak darlık saptandı. Bu darlık iliak stent implantasyonu ile tedavi edildi. 19 iliofemoral trombüs hastasının onikisinde pıhtı lizisi tamamen (>% 90 lizis) ve yedisinde kısmen (% 50-90 liziz) idi. Femoropopliteal trombüsü olan hastaların onunda tam ve ikisinde kısmi pıhtı lizisi görüldü. İki hastada minör kanama vardı. İşlem sırasında ve sonrasında majör kanama bildirilmedi. Sonuç: Kateter yönlendirmeli tromboliz, posttrombotik sendrom sıklığını azaltmaktadır. Kateter yönlendirmeli tromboliz sonrası rezidüel venöz tıkanıklık, erken dönemde trombozu önlemek için, balon dilatasyonu ve/veya stent implantasyonu ile tedavi edilmelidir. Hibrit bir yaklaşımlı bir tedavinin, hastaları posttrombotik sendromdan korunmasında daha etkili olabileceğine inanıyoruz.

Abstract

Objective: Deep vein thrombosis leads to post- thrombotic syndrome in the long term. The risk of developing a post-thrombotic syndrome increases when anticoagulation is the only treatment. Methods of catheter-directed thrombolysis were developed because of the high bleeding risk of systemic thrombolytic therapy. Along with hybrid approaches catheter-directed thrombolysis aims to reduce the frequency of post-thrombotic syndrome. We retrospectively report the early and follow-up results of our patients in whom we performed catheter-directed thrombolysis.Method: Thirty-one patients aged 23-87 years had been diagnosed with acute proximal deep vein thrombosis (≤15 days’ duration). Catheter-directed thrombolysis and if needed stent implantations were performed successfully. The patients who had a thrombosis of the inferior vena cava also underwent the placement of a vena cava filter. Patients were evaluated at 1, 6 and 12 months. Villalta scores were also determined for the diagnosis of post- thrombotic syndrome.Results: Nineteen patients had a thrombus in the iliofemoral vein. The thrombus was extending to the inferior vena cava in six patients. In 12 patients the thrombus was in the femoropopliteal vein. Six patients whose thrombus extended to the inferior vena cava, underwent venous filter placement. In five of the patients with iliofemoral-thrombus, intraoperative control venography revealed iliac stenosis. This stenosis was treated with iliac stent implantation. Clot lysis was complete (>90% lysis) in twelve, partial (50-90% lysis) in seven of the 19 iliofemoral-thrombus patients. Ten femoropopliteal-thrombus patients achieved a complete and two a partial clot-lysis. There was minor bleeding in two patients. Major bleeding was not reported.Conclusion: Catheter-directed thrombolysis reduces the frequency of post- thrombotic syndrome. Residual venous obstruction after catheter-directed thrombolysis should be treated by balloon dilatation/stent implantation to prevent re-thrombosis. We believe that treatment with a hybrid approach may be more effective in protecting patients from post- thrombotic syndrome.