Dergiler / İzmir Atatürk Eğitim Hastanesi Tıp Dergisi / 1998 / Cilt: 36 - Sayı: 2
Over tümörlerinde CA-125, pelvik ultrasonografi ve klinik bulguların preoperatif tanıdaki prediktif değeri
- Sayfa
- 55–61
- DOI
- —
Özet
Bu çalışmada Nisan 1995-Şubat 1997 tarihleri arasında İzmir Atatürk Eğitim Hastanesi 1.Kadın Hastalıkları ve Doğum Kliniği'ne overyal kitle öntanısıyla ve Laparatomi amacıyla yatırılan hastalarda operasyon öncesi klinik muayene, abdominopelvik ultrasonografik bulgular (asit ve kapsül invazyonu varlığı ) ve serum CA-125 değerleri incelendi. Sonuçlar operasyon sonrası histopatolojik sonuçlarla karşılaştırıldı. Hastalar benign (n:31) ve malign (n:34) olmak üzere iki gruba ayrıldı. Klinik bulgular, ultrasonografik bakı ve serum CA-125 düzeylerinin tek başlarına overyal kitlelerin malignbenign ayrıcı tanısında yeterli olmadıkları, serum CA-125 değerleri için sensitivite ve spesifitenin özellikle postmenopozal dönemde yüksek olduğu, ultrasonografik tetkikte saptanan asit ve kapsül invazyonunun malignite lehine önemli kriterler olduğu, tanışa! testlerin birlikte kullanılmasında istatistiksel olarak daha yüksek spesifıte, sensitivite ve pozitif prediktivite değerlerine ulaşıldığı ve tüm bu tanı yöntemlerinin birlikte kullanılmalarının erken tanı ve ayırıcı tanıda daha anlamlı olacağı gözlenmiştir.
Abstract
In this study the CA-125 levels, ultrasonographic and clinical examination findings were investigated in the patients who were admitted to Department of 1. Gynecology and Obstetry Clinic of Atatürk Training Hospital with the pre-diagnosis of ovarial mass to perform Laparotomy between April 1995 and Feb-ruary 1997. The results compared with the histopathological results which were obtained after operation. The patients are subgrouped into 2 different group as be-nign (n=31) and malign (n=34). The results that the clinical findings, ultrasonographic examination and CA-125 levels are insufficient for the malign-benign discrimination of ovarial tumors respectively, the sensitivity and specifity of CA-125 levels are especially high in postmenauposal period, the ascites and capsullary invasion determined by ultra-sonography are especially predictive for malignancy, combination of diagnostic tests yield higher sensitivity, specifity and positive predictive values and using all of these diagnostic tests together is more significant in the discrimination of malign and benign and in the early diagnosis are obtained from the data.