Dergiler / İstanbul Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Dergisi / 2009 / Cilt: 0 - Sayı: 40
Türkiye'de feminizmin siyasal bilimlere etkisi
- Sayfa
- 119–132
- DOI
- —
Özet
Türkiye’de feminist çalısmaların akademik anlamda sosyal bilimler alanını etkilemeye baslaması ve özellikle de siyaset bilimi alanını etkilemesi 1990’larla birlikte görülen bir gelismedir. Bu etkileme birkaç alanda özellikle önemli sonuçlar yaratmıstır. Bunların basında Türkiye siyasi tarihçilerinin kadınların varlığını görmeyen ve kadınların esitsiz temsil edilme biçimlerini sorgulamayan tarih yazım tarzına alternatif olarak gelisen ve kısaca ‘kadınların tarihini yazmak’ olarak tanımlayabileceğimiz çalısmalar gelir. Bunun yanı sıra, feminist çalısmalar, akademinin klasik sosyal arastırma yöntemleri arasına kendi kullandığı niteliksel arastırma yöntemlerini katarak yaygın olarak kullanılır kılmıstır. Bu gelisim özellikle toplumsal olarak bastırılmıs, dıslanmıs ve sessiz kılınmıs toplum kesimlerini arastırma için duyarlı ve derinlemesine arastırmaya olanak sunan niteliksel arastırma yöntemlerinin mesruluğunu arttırarak akademik arastırmalarda önemli bir esiğin asılmasına katkıda bulunmustur. Diğer yandan Türkiye’de kadın hareketinin yürüttüğü kadın hakları mücadelesinin gündeminde tuttuğu birey ve insan olmak, esitlik, hak, kamusal sorumluluk, Anayasal koruma, kamu politikalarının cinsiyetçi bakısı gibi kavramların kadın bakıs açısıyla yapılan tanımları doğrudan siyaset biliminin bu kavramları akademik alanda kullanma içeriklerini etkilemistir. Siyasal toplumun kadınları da esit vatandaslar olarak içine almasını sağlayacak feminist siyaset tartısmalarının etkisi ile siyaset biliminin temel kavramları kadınları görmeyen ‘cinsiyet körü’ içeriklerinden uzaklasmaya baslamıstır.
Abstract
Feminist studies become effective on traditional academic studies of political sciences in Turkey at the beginning of 1990s. It was due to the improvements reached by some pioneering feminist studies realized in areas of some traditional political studies. One of them was the studies revisiting the political history of Turkey achieved by feminist approaches targeted to elucidate the hidden history of women’s participation to daily social construction of a modern life. Second one was the entrance of qualitative feminist research methodology to Turkish academia by the well illustrating examples done by feminist scholars. By the agency of these qualitative feminist researches it become possible to understand more deeply the situation of social groups who are discriminated, marginalized and silenced. This was succeeded despite the supremacy of positivist and quantitative methodology in traditional social sciences. Due to these nourishing effects of feminist researches, academic scholarship in Turkey reached more enlarged capacity of scientific understanding to social realities. In addition, women’s movements that were struggling for many years for women’s rights and gender equality effected ‘gender-blind’ descriptions of basic concepts of political sciences such as equality, human rights, and political representation. Their claims for more gender sensitive conceptions such as equality between women and men, protection for women’s rights, engendered public policies, and constitutional responsibility for gender equality were entirely replaced by scholars of political sciences.