Dergiler / İstanbul Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Yerbilimleri Dergisi / 2003 / Cilt: 16 - Sayı: 1

Fayların düşey manyetik anomalilerinin yorumu

Interpretation of vertical magnetic anomalies of faults

Sayfa
1–9
DOI
—

Özet

Cumhuriyet döneminde basılan harita ve atlaslarda yer alan Ege Denizi'nin XV. yüzyıl sonrası Osmanlı imparatorluğu dönemi haritalarmdaki adı Akdeniz ( Bahr-ı Sefıd )'dir. Piri Reis'in 1520 yılında tamamladığı Kitab-ı Bahriye adlı eseri de dahil olmak üzere aynı bölgeye "Adalar Denizi" de denilmektedir. Ege (Aegean) deyimi, Yunan mitolojisinden kaynaklanmaktadır. Yunanlılarca önce Midilli civarına, daha sonra da tüm adaların yer aldığı bölgeye Ege Denizi adı verilmiş ve bu isim tüm kendi ürettikleri haritalarda bu şekilde yer almıştır. Sadece İlkçağ dönemine ait bazı haritalarda, Midilli Adası güneyine Ege (Aegean) adının verildiği görülmektedir. 1803 yılında Türkiye'de basılan ilk Türk Atlasında aynı bölgeye Anadolu Denizi denildiği, ancak, 1850 yılı sonrası Fransızca olarak basılan bazı haritalarda söz konusu bölge için "Mer Egée" adının kullanıldığı gözlenmektedir. Orijinali Fransızca olarak hazırlanan Lozan Antlaşmasının, Türkçeye çevrilerek 24 Ağustos 1923 günü Büyük Millet Meclisinde onaylanan metninde, anılan bölge için "Adalar Denizi" tanımı yer almaktadır. Atatürk, verdiği "Ordular îlk Hedefiniz Akdeniz'dir. İleri!" emri ile de, Cumhuriyet Döneminin ilk yıllarına kadarki evrede anılan yerin adının "Akdeniz" olduğunu doğrulamaktadır. Burada, Mustafa Kemal neden Ege Denizi'ni değil de "Akdeniz" i hedef göstermişti. Yahut "Akdeniz" adıyla hangi coğrafi alanı tanımlamak istemişti?" sorusunun cevabı olarak, Anadolu'nun batısındaki denizin tarih boyunca adlan, oldukça gerilere gidilerek araştırılmıştır.

Abstract

The name of Aegean Sea, which appeared in maps and allasses printed during the period of Turkish Republic, was actually Mediterranean (Bahr-i Sefid) in maps produced during Ottoman Empire period after XV. Century. The same region was also called as "The Sea Of Islands" including the book named "Kitab-ı Bahriye" by Piri Reis which was completed in 1520. The term Aegean came out of Greek mythology. The name "Aegean Sea" was used by Greeks first for Midilli and its surroundings, later for whole region including all islands. Then this name has been used permanently in all maps produced by Greeks. It can be seen only in prehistorical maps that the south of Midilli was named as Aegean. However, in the first Turkish atlas printed in Turkey in 1803, the same area was called as Anatolian Sea, but, in some maps printed in French after 1850, the name "Mer Egée" was used. In the text of the Lausanne Treaty, which was orjinally written in French and translated into Turkish and approved in 24 August 1923, the name Islands Sea has been used. Atatürk, who gave the order "Armies, your first target is Mediterranean Sea. Go ahead!", confirms that the area's name is Mediterranean until the initial years of Turkish Republic period. Here, as being the answer of the questions; why did Mustafa Kemal point to "Mediterranean" instead of Aegean Sea as a target? or which geographical region did he want to describe?, the name of the sea throughout the history, which is the west of Anatolia, were investigated deeply.