Dergiler / İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesi Mecmuası / 1998 / Cilt: 61 - Sayı: 1
Üreteropelvik bileşke darlığına eşlik eden konjenital ürogenital anomaliler
- Sayfa
- 42–45
- DOI
- —
Özet
Üreteropelvik bileşke (ÜPB) darlığına eşlik eden diğer ürolojik anomalilerin sıklığı ve klinik öneminin araştırılması için Anabilim dalımızda 1991-1996 yılları arasında pyeloplasli operasyonu uygulanmış olan 60 hasta incelenmiştir. Olguların 43'ü erkek, 17'si ise kızdır. Ortalına yaş 7.95 (1 ay-18 yıl arası) dir. İlk değerlendirmede hastaların 55'inde unilateral (36 sol, 19 sağ), 5'inde ise bilateral hidronefroz saptanmış, yapılan sintigrafik çalışmalarda bilateral hidronefrozu olan hastaların sadece birinde her iki taraf da obstrüktif bulunmuştur. Böylece gerçek bilateral Üreteropelvik bileşke darlığının 60 olgunun birinde (% 1 .7) var olduğu saptanmıştır. Eşlik eden ürogenital sistem anomalilerinin en sık rastlananı % 11.4 ile vezikoüreteral reflüdür (VUR). Diğer anomaliler kriptorşidizm (% 3.3), çift toplayıcı sistem (% 3.3), soliter böbrek (%1 .7), VATER sendromu ( 1 .7), kontrlateral renal disgenezi (% 1 .7), posterior üretral valv (% 1 .7), multikistik renal hastalık (% 1.7) dir. Hastaların tümüne Anderson Hynes (dismembered) pyeloplasti uygulanmıştır. Hasta grubumuzda Üreteropelvik bileşke darlığına eşlik eden anomaliler arasında en büyük grubu vezikoüreteral reflü oluşturmaktadır. Oran olarak anlamlı olmasının dışında vezikoüreteral reflü, tanısı, doğal seyri ve tedavisi açısından özel bir klinik tablodur. Reflünün ortaya konulabilmesi için hidronefroz saptanarak incelenen hastaların tanısal çalışmalarına voiding sisto-üretrografinin eklenmesinin gerekli olduğu düşünülmektedir.
Abstract
SUMMARY Ureteropelvic junction obstruction and associated congenital ürogenital anomalies. Sixty patien ts undergone pyeloplasty between 1991-1996 were analyzed, regarding the incidence and their clinical significance of the associated anomalies with ureteropelvic junction (UPJ) obstruction. Of the patients 43 were male and 17 were female. Mean age at operation was 7.95 years (range 1 month to 18 years). Initial diagnostic methods showed unilateral hydronephrosis in 55 (36 left, 19 right) and bilateral hydronephrosis in 5 patients. In radionuclide scintigraphy bilateral obstruction was detected only in 1 patient. Thus, genuine bilateral UPJ obstruction existed in 1 our of 60 patients ( 1.7 %). The most frequent associated anomaly was vesicoureteral reflux with an incidence rate of 11.4 %. Other associated anomalies and their incidences were cryptorchidism (3.3 %), duplicated collecting system (3.3%), solitary kidney (1.7 %), VATER syndrome (1.7 %), contralateral renal dysgenesis (1.7 %), posterior urethral valve (1.7%), renal cysts (1.7%). Anderson - Hynes (dismembered) pyloplasty was performed in all patients. The most frequent anomaly coexisting with UPJ obstruction was vesicoureteral reflux (VUR) in our series. Vesicoujeteral reflux is a distinct disorder with its diagnostic work-up, natural history and management. In order to detect VUR, voiding cysto-urethrography should be added to the diagnostic studies of the patients with hydroureteronephrosis.