Dergiler / Journal of Clinical and Analytical Medicine / 2015 / Cilt: 6 - Sayı: 5

Postmenopozal Kadınlarda Güncel Yöntemler ile Kırık Riski Analizi

Fracture Risk Analysis in Postmenopausal Women with the Current Methods

Sayfa
541–544
DOI
—

Özet

Aim: This study was conducted to assess the risk of fracture in postmenopausal women using dual x-ray absorptiometry bone mineral density (DEXA-BMD) as a reference method and FRAX as a new clinical risk assessment tool. Material and Method: 168 postmenopausal women (> 50 years) evaluating with DEXA-BMD and FRAX methods were included in the study. Femoral BMD (F-BMD), femoral T-score (F-Ts), lumbar spine BMD (L-BMD) and lumbar spine T-score (L-Ts) values of the patients were calculated. Fracture risk assessments were carried out using T-score values and FRAX 10-year hip fracture (HF) and major osteoporotic fracture (MOF) risk ratios. Data were analyzed statistically. Results: According to the results of F-Ts and L-Ts, 44/168 (26.2%) and 65/168 (38.7%) of patients had osteoporosis as compatible with high fracture risk. In osteoporotic patients, mean values for F-Ts L-Ts, F-BMD and L-BMD were -2.8 ± 0.4, -3.2 ± 0.5, 0.530 ± 0.049 and 0.682 ± 0.066, respectively. There were found to be high MOF risk in 16/168 (9.5%) and high HF risk in 51/168 (30.4%) of patients according to FRAX. Positive correlations were determined between F-Ts and L-Ts (moderate; rho = 0.424, p

Abstract

Amaç: Bu çalışma referans yöntem olarak dual enerji x-ray absorpsiyometri kemik mineral yoğunluğu (DEXA-KMY) ve yeni klinik risk değerlendirme aracı olarak FRAX'ı kullanarak postmenopozal kadınlarda kırık riskini değerlendirmek için yapıldı. Gereç ve Yöntem: DEXA-KMY ve FRAX yöntemleri ile değerlendirilen 168 postmenopozal kadın (>50 yaş) çalışmaya dahil edildi. Hastaların femur KMY (F-KMY), femur T-skor (F-Ts), lumbal vertebra KMY (L-KMY) ve lumbal vertebra T-skor (L-Ts) değerleri hesaplandı. Kırık riski değerlendirmeleri T-skor değerleri ve FRAX 10 yıllık kalça kırığı (KK) ve major osteoporotik kırık (MOK) riski oranları kullanılarak yapıldı. Veriler istatistiksel olarak analiz edildi. Bulgular: F-Ts ve L-Ts sonuçlarına göre hastaların 44/168 (%26,2) ve 65/168 (%38,7)'sinde yüksek kırık riski ile uyumlu olarak osteoporoz saptandı. Osteoporotik hastalarda F-Ts, L-Ts, F-KMY ve L-KMY için ortalam değerler sırasıyla -2,8 ± 0,4, -3,2 ± 0,5, 0,530 ± 0,049 ve 0,682 ± 0,066 idi. Frax'a göre hastaların 16/168 (% 9,5)'inde MOK riski yüksek ve 51/168 (%30,4)'inde KK riski yüksek bulundu. F-Ts ve L-Ts arasında (orta derece; rho = 0,424, p < 0.05) ve KK ve MOK arasında (güçlü; rho = 0,958, p < 0001) pozitif yönlü korelasyonlar saptandı. F-Ts ile KK ve MOK arasında güçlü (sırasıyla; rho = -0,897 ve rho = -0,844, p < 0.001) ve L-Ts ile KK ve MOK arasında orta derecede (sırasıyla; rho = -0,535 ve rho = -0,567, p < 0.05) negatif yönlü korelasyonlar vardı. Tartışma: Postmenopozal osteoporozlu kadınlarda DEXA-KMY ölçümleri yanında FRAX ile de risk değerlendirmesi yüksek kırık riskine sahip hastaların gözden kaçırılmaması için yararlı olacaktır.