Dergiler / İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesi Mecmuası / 2002 / Cilt: 65 - Sayı: 2
Anevrizmatik ventriküler septal defekte sol ventrikul-sağ atrium şantı gelişme: Olgu sunumu
- Sayfa
- 150–153
- DOI
- —
Özet
Son yıllarda perimembranöz ventriküler septal defekt'lerin (VSD) anevrizmatik kese oluşturarak kendiliğinden kapanma sürecinde yüksek oranda sol ventrikül ile sağ atrium arasında şant (LV-RA şant) oluşabileceği bildirilmiştir. Sunulan bildiri bu komplikasyonun geliştiği iki olguyu içermektedir. Her iki olgumuzda da orta büyüklükte VSD bulunmakla birlikte anevrizmanın kısıtlayıcı etkisi nedeni ile VSD şantı pulmoner hipertansiyon oluşturacak düzeyde değildi. İlk olgudaki LV-RA şant düzeyi klinik açıdan önemsiz olmakla birlikte triküspid kapak yetersizliği olarak değerlendirilseydi pulmoner hipertansiyon geliştiği zannedilerek hasta gereksiz yere erken yaş ve kiloda operasyona yönlendirilebilirdi. İkinci olguda ise VSD şantı çok az olmasına karşın oldukça önemli LV-RA şant nedeniyle tedaviye dirençli kalp yetersizliği vardı ve LV-RA şant başlangıçta farkedilseydi zaman kaybedilmeden cerrahiye yönlendirmek söz konusu olacaktı. Sunular aracılığı ile LV-RA şanlın gözden kaçtığı durumda ne gibi yanlışlıkların söz konusu olabileceği vurgulanmaktadır.
Abstract
It was reported in recent years that aneurismal transformation in perimembranous ventricular septal defect can predisposes to the development of left ventricular-to-right atrial shunt in many of the patients. We report two cases with this complication. Aneurismal formation made left to right ventricular shunt restrictive although both patients had moderate size ventricular septal defect. Left.ventriculo-right atrial jet was trivial in the first patient who was asymptomatic. But, unnecessary surgical intervention would be undertaken in this patient in order to remove pulmonary hypertension if this jet was evaluated as tricuspid valve insufficiency. The second patient had intractable congestive heart failure in spite of minimal left to right ventricular shunt, but moderate left ventriculo-right atrial shunt, which had been evaluated as tricuspid valve insufficiency. This patient would not loose time for surgery if true evaluation had been done at the beginning. These experience shows that true evaluation of left ventriculo-right atrial shunts may effect to make decision about the patients in aneurismal ventricular septal defects.