Dergiler / İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesi Mecmuası / 2003 / Cilt: 66 - Sayı: 1
Kraniyofarinjiomalı 38 olgunun değerlendirilimesi
- Sayfa
- 59–64
- DOI
- —
Özet
Bu çalışmada, 1983-2002 yılları arasında kliniğimize baş vuran, histopatolojik olarak kraniyofarinjioma tanısı konmuş 38 olgu (16 kadın/ 22 erkek) retrospektif olarak incelenmiştir. Hastaların yaş ortalaması 31,24 ± 15,42 (12-73 arasında) dır. Takip edilen 29 hastada ortalama takip süresi 79,55 ± 59,66 (12-228) aydır. Geliş şikayetleri incelendiğinde en sık yakınmanın baş ağrısı olduğu görülmüştür. Tümör, hastaların %26,1'inde intrasellar, %26,1'inde suprasellar ve %13'ünde selladan suprasellar bölgeye yayılmakta, %21,7'si kistik niteliktedir. Tümör eksizyonu 22 (%57,89) hastada, adjuvan radyoterapi 9 hastada (%23,68) yapılmıştır. Bir olguda sadece radyoterapi, kistik yapıdaki 5 olgudan ikisinde aspirasyon, üçünde ise intratümöral yttrium-90 implantasyonu primer tedavi olarak uygulanmıştır. Tedavilerin sonucunda tüm olgularda çeşitli düzeylerde endokrinolojik yetersizlikler ortaya çıkmıştır. Panhipopituitarizm sıklığı seçilen tedaviye göre %33 ile %63 arasında bulunmuştur. Toplam 4 vakada (%10,50) nüks görülmüştür. Sonuç olarak seçilecek tedavi tümörün anatomik yapısına bağlı olup, gelişen endokrinolojik sekeller kaçınılmaz görünmektedir.
Abstract
Clinical and laboratory evaluation of patients with Craniopharyngioma. In this study we eva-luated 38 patients (16 women/ 22 men) admitted to our clinic, and Craniopharyngioma was proved histologically. The mean age was 31.24 ± 15.42 years (12-73). The mean follow-up period of 29 patients were 79,55 ± 59,66 (12-228) months. Headache was the chief complaint. Tumor was localized in sella in 26.1 % of the patients, suprasellar region in 26.1 % and, extending from sella to suprasellar region in 13 % of the patients. In 21.7 % of patients tumor had cystic structure. Surgical removal of the tumor was performed in 22 (57.89%) patients, and adjuvant radiotherapy in 9 (23.68%) of the patients. As primary mode of treatment radiotherapy was performed in 1, aspiration of the cyst in 2, and intracystic yttrium-90 implantation in 3 of the patients. Endocrinologic deficiencies were inevitable after all of the treatment modalities. Panhypopituitarism was detected in 33% to 63% of the patients according to the treatment modalities. Recurrence rate was 10,5% (4 cases). In conclusion the treatment modality seems to depend on the mass of the tumor and endocrinologic deficiencies are unavoidable.