Dergiler / İstanbul Tıp Fakültesi Dergisi / 2005 / Cilt: 68 - Sayı: 3

Çocuk hastada kateter ile ilişkili tromboza bağlı olarak gelişen bir vena kava superior sendromu olgusu

A vena cava superior syndrome secondary to catheter related thrombosis in child (A case report)

Sayfa
81–84
DOI
—

Özet

Hemodiyaliz hastalarında kalıcı damar yolunun sağlanması amacıyla kullanılan subklavian veya juguler venöz kateterler nedeniyle hastalarda asemptomatik trombozlar sık görülür; ancak tam tıkayıcı santral venöz tromboz gelişimi nadirdir. Kateter ile ilişkili tromboz nedeniyle gelişen semptomatik vena kava süperior sendromu (VKSS) ise literatürde çok nadir olarak bildirilmektedir. Kliniğimizde 6 yıldır son dönem böbrek yetmezliği nedeniyle hemodiyaliz tedavisi gören ve daha önce damar erişim yolunu sağlamak amacıyla bir çok kez subklavian ve juguler venöz kateterizasyon yapılmış olan 12 yaşındaki kız olguda, sol brakial arterio-venöz fistül açılmasından sonra boyun venlerinde dolgunluk, yüzünde ve her iki kolunda ödem geliştiği görüldü. Hemodiyaliz seanslarında yaygın göğüs ağrısı olan, letarji ve konfüzyon tablosu gelişen ve yüzdeki ödemi belirgin olarak artan hastada bilateral brakiosefalik trunkus ve subklavian venlerde tam tıkayıcı trombus varlığı gösterildi. Tüm hematolojik tetkikleri normal bulunan hastanın klinik tablosu santral venöz kateterizasyonlar sonrası gelişen tam tıkayıcı venöz tromboz ve buna bağlı VKSS olarak kabul edildi. Sistemik antikoagülan tedavi başlandı ve rekonstrüktif cerrahi girişim planlandı. Operasyon hazırlığı sırasında sistemik bulgularında gerileme olan hastanın tekrarlanan venografisinde kollateral gelişimi olduğu saptandı. Yüzünde ve kollarındaki ödemin azalması, hemodiyaliz sırasında siyanoz ve göğüs ağrısının olmaması, genel durumunun belirgin olarak düzelmiş olması ve ailenin isteği nedeniyle operasyon ertelendi. Tedavinin 18. ayında yapılan son değerlendirmede, VKSS ve tromboz ile ilişkili hiçbir klinik bulgusu mevcut değildi. Sonuç olarak, santral venöz kateter uygulanan hastalarda sık görülen venöz trombozlar nadir olarak yaşamı tehdit eden VKSS şeklinde de karşımıza çıkabileceğinden hastaların aralıklı Doppler ultrasonografi ile izlenerek erken tedavi yaklaşımında bulunulması gerektiğini düşünmekteyiz.

Abstract

In hemodialysis patients, subclavian or jugular venous catheters have been used in order to supply a permanent vascular access. Although partial thrombosis is seen in catheterized patients, complete central venous thrombosis rarely occurs and is an important complication. Symptomatic vena cava superior syndrome (VCSS) secondary to catheter related thrombosis has been reported as a very rare complication in the literature. A12 year old girl with end stage renal disease (ESRD) who has been undergoing hemodialysis for 6 years was reported here. Subclavian or juguler venous catheters had been performed several times for hemodialysis in the patient. After a left brachial arterio-venous fistula operation, increased jugular venous pressure and edema in her face and in both of her arms occurred. She had chest pain, lethargy, confusion and increased edema in her face at each hemodialysis session. Bilateral brachiocephalic and subclavian complete venous thrombosis was revealed by venography. This clinic condition was accepted as VCSS secondary to catheter related thrombosis. Systemic anticoagulant therapy was started and surgical procedure was planned. Systemic signs significantly regressed during preparation to surgery, and collateral circulation was established by control venography. Surgical procedure was postponed because of diminishing edema in her face and arms, vanishing cyanosis and chest pain during hemodialysis. She had no clinical signs related to VCSS and thrombosis at the last evaluation. In conclusion, we suggest that hemodialysis patients with central venous catheter should be regularly followed up by Doppler ultrasound, because the venous thrombosis may be seen as a VCSS, a life-threatenning complication.