Dergiler / İstanbul Tıp Fakültesi Dergisi / 2006 / Cilt: 69 - Sayı: 4
Böbrek nakli sonrasında verici hla antijenlerine karşı oluşan antikorların akım sitometrisi ile çaprazlama yöntemi ile saptanması
- Sayfa
- 93–97
- DOI
- —
Özet
Amaç: Bu çalışmada böbrek nakli sonrası oluşan Donör Spesifik Antikor (DSA)'ların klinik önemi, grafta karşı oluşan humoral cevabın karakteri, graft yetmezliği ve rejeksiyonda bu antikorların rolünün değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Gereç ve yöntem: Bu çalışmaya Mart 2001 - Nisan 2004 arasında böbrek transplantasyonu yapılan 50 hasta dahil edilmiştir. Elli hasta-verici çiftine Tıbbi Biyoloji Anabilim Dalı'nda Akım Sitometrisi ile ‘'Cross Match''- Çaprazlama (ASCM) testi uygulanmıştır. Nakil sonrası hastaların 1., 7., 14. günlere, 1., 3., 6. ve 12. aylara ait serumları ve vericilerin taze hücreleri ile T ve B ASCM testi yapılmıştır.Bulgular: 39 hastanın (%78) sonucu negatifken, 11 hastanın (%22) test sonucunun pozitif olduğu saptanmıştır. DSA'ların %82'si ilk ay içinde, %18'i ise birinci aydan sonraki dönemde oluşmuştur. Bunlardan 4 (% 8) hastanın test sonucu hem T, hem de B ASCM (+), 3 (% 6) hastanın TASCM (+), 4 (% 8) hastanın da B ASCM sonucu (+) olarak bulunmuştur. Elde edilen antikorlar, nakil sonrası erken ve geç dönemde oluşanlar olmak üzere iki gruba ayrılarak klinik sonucu değerlendirilmiştir. Her iki grupta da T ve/veya B ASCM (+) sonuca sahip hastalarda rejeksiyon oluştuğu görülmüştür. Ayrıca hastalar graft yetmezliği açısından değerlendirilmiş ve nakil sonrası T ve/veya B ASCM (+) olan hastaların %18,1'inde graft yetmezliği varken, T ve/veya B ASCM (-) olan hastaların hiçbirisinde graft yetmezliği görülmemiştir. Rejeksiyon ile ≥ 2 mg/dl kreatinin düzeyleri arasındaki bağlantı istatistiksel anlamlılık açısından değerlendirildiğinde 1. gün dışındaki tüm sonuçlar anlamlı bulunmuştur. Aynı kreatinin düzeyinin, T ve/veya B ASCM (+)'liği ile arasındaki bağlantı istatistiksel anlamlılık açısından değerlendirildiğinde ise, 7. ve 14. günlerdeki sonuçlar anlamlı bulunmuştur.Sonuç: Nakil sonrası ASCM yöntemi ile DSA'ların araştırılmasının nakledilen böbreğin sağkalımını, dolayısıyla hastanın yaşam kalitesini etkilediği düşüncesindeyiz. Özellikle nakil sonrası ilk bir ay içindeki test sonuçları böbreğin sağkalımı hakkında kliniği önemli ölçüde aydınlatacaktır
Abstract
Objective: This study was designed to reveal the clinical importance of Donor Specific Antibody (DSA) formed following renal transplantation, properties of humoral response aganist the graft, graft failure, and the role of antibodies in rejection. Materials and methods: Fifty patients who had renal transplant between March 2001 and Aprıl 2004 were included in this study. T and B Flow Cytometric Cross-Match (FCCM) test was applied to patient sera obtained at the 1st, 7th,and 14th days and 1st, 3rd,6th and 12th months and fresh donor cells were used for this analysis.Results: Thirty-nine (78%) FCCM results were found to be negative, while 11 (22%) patients depicted positive results. DSAs were formed mainly in the first month (82%) while 18% after the first month. Four patients (8%) had T and B FCCM positive while 3 patients (6%) only T FCCM positive and 4 patients (8%) only B cell positive. DSA formation classified as early and late. T and B FCCM positive results correlated well with rejection. There patients depicted graft rejection (18.1%) as well, though T and / or B FCCM negative patients did not result in graft rejection. Apart from the 1st day serum creatinin levels of ≥ 2 mg/dl significantly related with rejection and T and B FCCM positivition 7th and 14th day.Conclusion: DSAevaluation with FCCM in post transplant period relates well with graft survival and quality of life of renal transplanted patients. FCCM results in the 1st post transplant month will likely to shed light to the fate of transplantation.