Dergiler / İstanbul Kanuni Sultan Süleyman Tıp Dergisi / 2020 / Cilt: 12 - Sayı: 1
Açıklanamayan Tekrarlayan Gebelik Kayıplarında Vitamin D Düzeyi
- Sayfa
- 28–33
- DOI
- —
Özet
Amaç: Açıklanamayan tekrarlayan gebelik kaybı (TGK) olan hastalarda Vitamin D düzeyini belirlemek amaçlanmıştır. Yöntem: Altmış beş TGK tanılı hasta etiyolojiyi belirlemek amaçlı araştırıldı. Tüm hastalara son gebelik kaybıyla beraber dilatasyon küretaj (D&C) yapıldı ve gebelik materyalleri fetusda kromozomal anomali olup olmadığını belirlemek amaçlı genetik araştırmaya yönlendirildi. Tüm hastalarda olası kalıtsal ve kazanılmış trombofili varlığı ve olası endokrinopati varlığı araştırıldı. Kontrol grubu olarak 45 sağlıklı gebeliği olan hasta belirlendi. Tüm katılımcılar 25(OH)D, glukoz, prolaktin, TSH ve insülin seviyelerini belirlemek amaçlı kan örneği verdi. Bulgular: Ondört TGK tanılı hastanın D&C materyalinin incelenmesi sonucunda fetal kromozom anomalisi saptandı. Trombofili tanısı 12 hastaya konuldu. İki hastada intrakaviter anomali saptandı. İki hasta hipotroidi 1 hastada yüksek kan şekeri saptandı. Geriye kalan 34 hasta açıklanamayan TGK hastası olarak değerlendirildi. Açıklanamayan TGK tanılı hastalarda ortalama 25(OH)D seviyeleri kontrol grubuna göre anlamlı olarak düşük saptandı (p=0.022). ROC curve analizi sonucunda 25(OH)D için cut-off değer 11 ng/mL olduğu görüldü. Spesifite %97.8 sensitivite %29.4 olarak bulundu. Sonuç: Açıklanamayan TGK hastaları düşük Vitamin D seviyelerine sahipler ve bu sonuç Vitamin D’nin olası gebelik kayıplarında rolü olabileceğini gösterebilir. Vitamin D replasmanının açıklanamayan TGK tanısı almış hastalarda olası gebelik kaybını önleyip önlemediğini gösteren çalışmalara gereksinim vardır.
Abstract
Objective: The aim of this study is to determine the vitamin D levels of patients diagnosed with unexplained recurrent pregnancy loss (RPL). Method: Sixty- five patients with RPL were investigated with the aim to determine the etiology of RPL. All patients underwent dilatation curretage (D&C) and the pregnancy material was sent for genetic examination whether fetus had a cromosomal abnormality. Patients were investigated in terms of inherited and acquired thrombophlia, and potential presence of endocrinopathy. Forty-five pregnant patients who had a healthy fetus were chosen as a control group. All participants gave blood samples to determine the levels of 25(OH)D, glucose, prolactin, TSH and insulin. Results: Fourteen patients with a diagnosis of RPL had a karyotype abnormality, Twelve patients were diagnosed with trombophilia, 2 patients had intracavitary uterine abnormalities, 2 patients were diagnosed with hypothyroidism and 1 patient with diabetes mellitus. All of remaining 34 patients were diagnosed with unexplained RPL. The mean 25(OH)D level of unexplained RPL patients was significantly lower than controls (p=0.022). According to ROC curve analysis the cut-off level for 25(OH)D was determined as 11 ng/mL. The specifcity, and sensitivity of the test were 97.8%, and 29.4%, respectively. Conclusion: Unexplained RPL patients had lower vitamin D levels. These results may show the possible role of vitamin D recurrent pregnancy losses. Further studies are needed to show whether supplemental vitamin D administration can prevent the onset of pregnancy loss.