Dergiler / İslami Araştırmalar / 2021 / Cilt: 32 - Sayı: 1
Sahra Altı Afrika'da İslami Bir Devlet Yönetimi: Nijerya'daki Sokoto Hilafetinde Yönetimin Yapısı ve İşlemleri Üzerine Bir İnceleme (1804-1903)
- Dergi
- İslami Araştırmalar
- Sayfa
- 118–137
- DOI
- —
Özet
Merkezi Nijerya'nın kuzeyindeki Sokoto'da bulunan Sokoto Hilafeti, Shehu Usmanu Danfodiyo (1754-1817) tarafından 1804 yılında kuruldu. Bununla birlikte, etkileri Batı Afrika'nın Sahra alt bölgesinin tamamına yayıldı ve İngiliz kuvvetlerinin Halifeliğin merkezi olan Sokoto'yu ettikleri 1903 yılına kadar hayatta kaldı. Bununla birlikte, idari dirayet ile sosyal ve ekonomik politikaların yanı sıra, bilim ve teknolojideki buluşlar açısından önemi ve mirası, günümüzde de taklit edilmeye çalışılarak devam etmektedir. Bu makalenin konusu, Halifeliğin idari uygunluğunu incelemek üzere idari yapısı, kontrol ve dengeleri ile kuvvetler ayrılığıdır. İnsanlık tarihindeki güçlerin ve hükümetlerin başarısızlığının veya başarısız olmasının en önemli nedenlerinden biri, belirli bir sistemde çok fazla gücün bir bireyin veya grubun elinde yoğunlaşması olmuştur. Böylece, gücün kötüye kullanılması ve güçlünün saf çıkarlarına ve çoğu durumda ezilen ve sindirilmiş çoğunluk yurttaşların aleyhine hizmet etmek için kullanılması ile nitelendirilen bu tiran yönetimin sonucu kaos ve kargaşa olmuştur. Sokoto Cihat liderlerinin, Hausa hükümetleri ele geçirdikten sonra, diktatörlerin veya otoriter liderlerin ortaya çıkmasına izin vermeyen istikrarlı güç dengesi için tüm çabaları göstermesi ve önlemleri alması, bu bariz tarihsel gerçeğin kabul edilmesi anlamına gelmekteydi. Güçler, yürütme, yargı, ordu ve Şura Divanı arasında ayrılmamış, etkin liderlik ve adaletin adil dağıtımı için orantılı olarak dağıtılmış ve güçler arasında iş birliği sağlanmıştır. Bu araç sayesinde, hükümetin günlük işleyişini etkileyen olaylarda insanların fikirleri dinlenmiş ve liderler, kamuyu ilgilendiren tüm konularda kamu tarafından analiz edilmiştir. Aynı şekilde, yargı ve hisbe, Halife ve Baş Yargıç da dahil olmak üzere herkesin adalet ile yüzleşmek üzere hukukun önüne çıkarılabileceği şekilde bütünleştirilmiştir; benzer şekilde, yargıçların kararları, adli hataların telafisi amacıyla çeşitli düzeylerde temyiz edilebilmekteydi. Nitekim Hilafetin tüm gücü, bütün organlarının kontrol edilmesi ve dengelenmesi ile suiistimali önlemek üzere inşa edilerek, Sokoto Halifeliğinin idaresi bir asır boyunca dengeli şekilde yürütülmesi sağlanmıştır. Sokoto Hilafet sistemi, bu nedenle, çağdaş küresel zorluklar içinde pratik ve eşitlikçi bir sistem arayışında olan Müslüman toplumlar için bir kilometre taşı durumundadır.
Abstract
Sokoto Caliphate was founded in 1804 by Shehu Usmanu Danfodiyo, (1754- 1817), with its headquarters at Sokoto, northern Nigeria. It influences however, extended to all areas of West African sub-region and survived to 1903 when the British forces invaded and occupied Sokoto, the seat of the Caliphate. However, its relevance and legacies in terms of administrative acumen, social and economic policies as well as inventions in science and technology remain relevant for contemporary emulation. The concern of this article is on its administrative structure, check and balances and separation of powers for administrative expediency. One of the strongest reasons for the failure or flop of powers and governments in human history has been concentration of too much power in the hands of an individual or group in a given system. Thus, abuse of power and exploiting it to serve the naïve interest of the powerful to the detriment of the majority citizens who, in most cases, are oppressed and browbeaten characterized tyrannical government, which consequently end up in chaos and pandemonium. It was in recognition of this obvious historical reality that the Sokoto Jihad leaders after the takeover of Hausa governments ensured all efforts and measures for stable power equation in the Caliphate, which did not allow the emergence of dictators, or authoritarian leaders. Power was not separated between the executive, Judiciary, the military and the Council of Shura, but equitably proportioned and collaborated for effective leadership and equitable dispensation of justice. Through this medium people’s opinion were heard and listened to in affairs that affects the day to day running of government, and leaders were subjected to public analysis on all matters of public interest. Similarly, the judiciary, and the hisbah, were integrated in such a way that all, including the Caliph and Chief Judge could be brought before the law and to face justice; the same as the judges’ judgments could be appealed at various levels to redress any miscarriage of justice. Indeed, all arms and arteries of power in the Caliphate were ensured with checks and balances to avoid abuse, thus making the administration of the Sokoto Caliphate on a balanced template for a century. The system of the Sokoto Caliphate therefore, gives and serves as a milestone for the Muslim societies in search of practical and egalitarian system in the contemporary global challenges.