Dergiler / İnsan & Toplum / 2011 / Cilt: 1 - Sayı: 1
Küreselleşme ve İktisadi Entegrasyon Bağlamında 2000 Sonrasında Türkiye Ekonomisi
- Dergi
- İnsan & Toplum
- Sayfa
- 67–86
- DOI
- —
Özet
Bu çalışmada, 1980 sonrasında Türkiye’nin küresel ekonomiye entegrasyonu ve bunun sonuçları incelenmiştir. Tarihçesi, içeriği ve etkileri konusunda sosyal bilimlerde önemli fikir ayrılıkları olsa da,küreselleşme son otuz yılda Türkiye’nin ekonomisini, toplusal dokusunu ve devlet yapısını dönüştürenbir güç olarak ortaya çıkmıştır. 1980 yılında ekonomisi içe dönük ve büyük oranda devletin denetiminde olan Türkiye, 2010 yılına gelindiğinde dış ticarete dayalı, ihracata yönelik küçük ve orta büyüklükteişletmelerin rolünün büyük oranda arttığı, devletin doğrudan varlığının asgari düzeye indiği bir yapıyageçmiştir. Bu dönüşümün Türkiye’deki çalışma hayatına ve toplumsal yapıya büyük bir etkisi olmuştur.Türkiye, çalışan nüfusunun yarısından fazlasının tarımda istihdam edildiği bir yapıdan, hizmet sektörüve sanayinin en büyük işverenler hâline geldiği bir yapıya evrilmiştir. Fakat tüm bu değişimlere rağmenküreselleşme süreci içinde büyüyen ve dönüşen ekonomi, toplumun geneline yayılan bir refah oluşturamamıştır. Yaşanan ekonomik büyümeye, ithalat ve ihracattaki patlamaya ve hatırı sayılır dış sermaye girişine rağmen fakirlik, işsizlik ve gelir adaletsizliği konularında önemli bir iyileşme henüz sağlanamamıştır. Türkiye’de küreselleşme sürecinden en kazançlı çıkan kesim ise küresel ekonomiyle iş yapanveya küresel ekonomiyle bağlantıyı yürüten girişimci ve profesyonel sınıflar ve gruplar olmuştur. Budönemde, devlet bürokrasinin eskiden beri süregelen toplum ve ekonomi üzerindeki gücü de azalmıştır. Toplumsal yapı içinde bürokratlar saygınlık ve zenginlik açısından küreselleşme sürecinde katlanarak büyüyen girişimci ve profesyonel sınıflar tarafından gölgelenir hâle gelmiştir.
Abstract
This paper analyzes the process of globalization and its impact on labor, state, social inequality, and poverty in Turkey between 1980 and 2010. In 1980, Turkey had a small economy with limited industrialization, which was achieved mainly through import substitution industrialization policies. Since opening its doors to global economy, following the economic crises of the late 1970s, Turkish economy has grown rapidly, although it also suffered from frequent economic crises. In the process, Turkey has become a significant exporter of, mostly low-technology, but also increasingly medium and high technology, manufactured goods. This transformation had profound effects on the social structure of Turkey and the work life in the country. Turkey is no longer an agrarian society. In 2010, less than 25 percent of all working people were employed in agriculture compared to over 50 percent in 1980. However, after thirty years of globalization, liberalization and significant economic growth, poverty, social inequality and unemployment remain mostly unresolved. During these thirty years, Turkey experienced only modest decline in poverty while unemployment and social inequality remained high. Another significant change in Turkey during this period was the decline in the relative importance and power of the bureaucratic elite. The traditionally strong bureaucratic elite lost its direct role in the economy with the globalization of Turkish economy, which diminished its overall influence, while managerial and professional social classes expanded in size and increased their influence.