Dergiler / İnönü Üniversitesi İletişim Fakültesi Elektronik Dergisi / 2021 / Cilt: 6 - Sayı: 1
MEDYA ETKİLERİ VE SİYASAL İLETİŞİM ÇALIŞMALARINDA BÜYÜK VERİ ANALİZİ, YENİ TRENDLER VE GÜNCEL ARAŞTIRMA YÖNTEMLERİ ÜZERİNE LİTERATÜR DEĞERLENDİRMESİ
- Sayfa
- 260–270
- DOI
- —
Özet
Bu makalenin amacı medya etkileri ve siyasal iletişim literatüründe aktif olarak çalışılan alanları ve özellikle büyük veri kullanılan yeni araştırma yöntemlerini inceleyerek genel bir değerlendirme yapmaktır. Böylelikle alanla ilgili yenilikleri tespit edip konuyla ilgilenen araştırmacılara ileriye dönük hedef gösterilmesi amaçlanmaktadır. Siyasal iletişim çalışmaları içindeki en güçlü kuramlardan biri olan (Kaid, 2004) ve yaklaşık 50 yıldır üzerine yüzlerce makale yazılan gündem belirleme kuramı yıllar içinde çeşitli aşamalardan geçmiştir. Bu aşamaları birinci, ikinci ve üçüncü aşama gündem belirleme, bu aşamaların kamuoyu davranış, fikir ve tutumlarına olan etkileri, gündem belirleme etkisinin nasıl oluştuğu ve etki gücünü tartışan yönelim ihtiyacı kavramı, medya kuruluşlarının birbiri arasında gerçekleşen gündem belirleme etkisi ve son olarak gündem birleştirme kavramı şeklinde özetlemek mümkündür (McCombs vd., 2014). Bu bahsedilen aşamalardan üç tanesi akademik yazında güncel olarak çalışma üretilen alanları kapsamaktadır; (1) üçüncü aşama gündem belirleme olarak bilinen Ağ Gündem Belirleme (Guo ve McCombs, 2011a; 2011b), (2) medya etkilerinin psikolojik boyutu olarak görülen Yönelim İhtiyacı (McCombs ve Weaver, 1973; Weaver, 1977), (3) medyanın sivil gündemleri, kişisel görüş ve deneyimlerle birlikte değerli görülen referans noktalarını birleştirme şeklini ifade eden Gündem Birleştirme (Shaw ve Weaver, 2014; Vargo vd., 2014). Mevcut çalışmada bu üç alanın gelişimi ve özellikle büyük veri örneklemleriyle yapılan yeni çalışmalar değerlendirilip gelecek araştırmalar için yol haritası çizilmesi hedeflenmiştir. Sonuç olarak geçtiğimiz 10 yılda üretilen 16 makalenin 9’unun, diğer bir deyişle yarıdan fazlasının (%56) büyük veri analizine dayalı olduğu tespit edilmiştir. Bu çalışmaların evrenlerinin, veri toplama araçlarının ve yöntemlerinin ise çoklu olduğu bulgulanmıştır. Dolayısıyla alanın sadece konu bazlı değil, aynı zamanda yöntemsel olarak da hızla gelişip rekabetçi hale geldiği saptanmıştır.
Abstract
The goal of this article is to examine the active theoretical arenas of contemporary research and methods in media effects and political communication. Thus, the study aims to identify innovations in the field and provide new directions to the researchers for future studies. As one of the most robust theories in political communication (Kaid, 2004), hundreds of articles were written regarding the agenda-setting theory for nearly 50 years, during which the theory has gone through various stages. These stages are as follows: The first, second and third level of agenda setting, the effects of these levels on public behaviour, opinion and attitudes, the concept of the need for orientation discussing how the effect of agenda-setting occurs and the power of its influence, the intermedia agenda-setting effect between media organizations and the concept of agenda melding (McCombs et al., 2014). Amongst the aforementioned concepts, the following three stages are the active arenas of contemporary research in agenda-setting: (1) Network Agenda-Setting (NAS), also known as the third-level agenda setting (Guo and McCombs, 2011a; 2011b), (2) Need for Orientation (NFO), the psychological dimension of media effects (McCombs and Weaver, 1973; Weaver, 1977), (3) Agenda melding, which express our way of combining the civic agendas of the media and reference points that we consider valuable with our personal views and experiences (Shaw and Weaver, 2014; Vargo et al., 2014). Accordingly, this study aims to evaluate the historical development and new studies of these three areas especially the ones using big data samples to draw a road map for future research. The results show that 9 out of 16 articles published in the last 10 years, in other words more than half of the articles (56%), are based on big data analysis. The findings also demonstrate that the sampling, data collection and methods of these studies are multiple. Therefore, the study suggests that the field is not only subject-wise but also methodologically developed and became competitive.