Dergiler / İnönü Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi / 2022 / Cilt: 13 - Sayı: 1
İLİŞKİLİ TARAF İŞLEMLERİNE YÖNELİK AVRUPA BİRLİĞİ “PAY SAHİPLERİNİN HAKLARI II DİREKTİFİ” HÜKÜMLERİ VE TÜRK SERMAYE PİYASASI MEVZUATININ DİREKTİF HÜKÜMLERİNE UYUM DURUMU
- Sayfa
- 237–254
- DOI
- —
Özet
Halka açık anonim şirketlerin ilişkili taraflarla gerçekleştirdiği işlemler, ilişkili tarafın şirkete ait bir değeri kendi malvarlığına aktarması sonucunu doğurabileceğinden, şirket ve pay sahiplerinin menfaatlerini zarara uğratabilmektedir. Bu nedenle yapısı gereği menfaat çatışması içeren ilişkili taraf işlemlerinin hukuki zeminde düzenlenmesi gerekliliği oluşmuştur. Şirket kontrolünü elinde tutmaya bağlı fırsatçılığı önlemek üzere, ilişkili taraf işlemlerinin yoğunluğuna bağlı olarak farklı birçok hukuki teknik geliştirilmiştir. Bu kapsamda 2017 yılında AB tarafından 2007/36/EC Direktifi’nde[Pay Sahipleri Hakları Direktifi’nde (Shareholder Rights Directive/SRD)], değişiklik yapan (EU)2017/828 Direktifi [(Pay Sahipleri Hakları Direktifi II (Shareholder Rights Directive II/ SRD II)] yürürlüğe girmiştir. Anılan düzenlemede yer alan hususlardan biri olan m.9(c)’de ilişkili taraf işlemleriyle ilgili olarak kamuyu aydınlatmaya ve söz konusu işlemlerin onaylanmasına ilişkin olarak özel bir usul takip edilmesine dayanan bir sistem kabul edilmiştir. Türk hukukunda ilişkili taraf işlemlerinin yol açacağı menfaat çatışmalarına bağlı olarak halka açık ortaklığın malvarlığının azalmasına yol açabilecek işlemlerin önlenmesi amacıyla, anılan işlemler Sermaye Piyasası Kanunu (SPKn) ve ikincil düzenlemeler aracılığıyla özel bir düzenlemeye konu olmuş, bu tür işlemlerin gerçekleştirilmesi bazı özel kurallara bağlanmıştır. Bahsi geçen düzenleme, Türkiye’nin AB adaylık süreci kapsamında, müzakereye açık olan Şirketler Hukuku faslının konularından birini oluşturmaktadır. Bu çalışmada, ilişkili taraf işlemlerine ilişkin olarak AB’nin Pay Sahipleri Hakları Direktifi II ve Türk sermaye piyasası mevzuatında yer alan düzenlemeler karşılaştırmalı olarak incelenmiş, SPKn ile öngörülen sistemin Direktif hükümleriyle ne ölçüde uyumlu olduğu ve anılan sistemde Direktif’in ihtiyari bıraktığı konularda hangi yaklaşımların benimsendiği değerlendirilmiştir.
Abstract
In public companies the transactions conducted with the related parties can result in the transfer of corporate assets to the related parties. Therefore, it became a necessity for the regulators to introduce balancing rules regarding related party transactions (RPT) which by nature contain conflict of interest. In order to prevent the opportunism arising from holding control in the company, various legal techniques are developed due to the intensity of the transactions. In this regard in 2017 the Directive (EU)2017/828 (Shareholder Rights II Directive/ SRD II) has been adopted by the EU which amends the Directive 2007/36/EC (Shareholder Rights Directive/SRD)). Among the amendments of the SRD II, Article 9(c) implements a new regime based on public disclosure and approval mechanism for the RPT in public companies. In Turkish Law in order to prevent transactions causing the decrease of assets of a public company due to the conflict of interest caused by the RPT, these transactions are specifically regulated by the Capital Market Law (CML) and its secondary legislation, a specific set of rules and procedures are foreseen in the aforementioned rules. Within the scope of the EU candidacy period of Turkey, these rules are among the subjects under Company Law chapter which is open to negotiations. In this work the provisions on RPT in Shareholder Rights Directive II and Turkish capital market legislation are examined in a comparative manner, the alignment level of CML rules and the approach adopted in Turkish system for the issues that are set as optional in the Directive are evaluated.