Dergiler / İletişim Kuram ve Araştırma Dergisi / 2010 / Cilt: 0 - Sayı: 30

Aile içi şiddet ve medya: Gündüz kuşağı televizyonunda şiddetin görünürlüğü ve yeniden üretimi

Domestic violence and the media: The representation and reproduction of violence daytime television

Sayfa
181–207
DOI
—

Özet

Gündüz kuşağında yayınlanan “kadın programları”, izleyici ve katılımcılar olarak kadınlara ulaşabilme ve seslenebilme olanağını kullanabilme, kadın sorunlarına temas etme ve kadının kamusal görünürlüğü açısından erkek-egemen içeriklere bir müdahale olanağı olarak düşünülebilir. Ancak görünürlük elde etmenin ötesinde, görünürlüğün nasıl bir söylem içinde inşa edildiği, üzerinde durulması gereken esas noktadır. “Kadın programı” kategorisine giren yayınlar, kadını geleneksel toplumsal cinsiyet rolleri içinde temsil ederken, cinsiyet ayrımcılığına ve ev içi şiddet sorunlarına karşı eleştirel bir duruş sergileyerek, alternatifler önerme, ele alınan meseleyi kişisel-özel sınırlamasının ötesinde sosyo-politik düzlemde tartışma gibi bir yönelim içine girememektedir. Bu haliyle, müzakere ettiklerini, çözüm yollarını aradıklarını iddia ettikleri sorunları üçüncü sayfa ya da magazin haberi formatında sunmanın dışına nadiren çıkabilmektedirler. Özel hayatın gizliliği ve kişilik hakları, tıpkı adli haberlerde olduğu gibi yeterince korunmamakta, pazarlanmakta, ataerkil bir kadınlık anlatısı sunulmaktadır. Çalışmada, gündüz kuşağında şiddetin hem sorunsallaştırıldığı hem de yeniden üretildiğini imleyen söylemsel unsurlar analiz edilmektedir.

Abstract

Being able to reach and address women as participants and audiences, to serve public participation of women and to handle women’s issues, women’s programs of daytime TV can be seen as an alternative to male-dominated contents. But it is also crucial to deal with how these programs cover the visibility of women’s issues. The programs which are categorized as women’s programs typically represent women within the limits of traditional gender roles. They do not position themselves critically against the sexual discrimination and domestic violence, and also they do not propose alternatives against them, discuss the matters on the sociopolitical ground. The current women’s programs can rarely go beyond tabloid format or as page three news which is prevalent in the media generally. The rights of privacy and the personal rights are not protected sufficiently. Further the grievances are being marketed and a patriarchal narration is dominated. Through textual analysis, this paper analyses how, in the daytime TV, violence is both problematized and reproduced.