Dergiler / Hitit Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dergisi / 2013 / Cilt: 12 - Sayı: 24
Tefsîrde tenevvü ve tezâd ihtilâfı ayrımının yetersizliği
- Sayfa
- 85–107
- DOI
- —
Özet
Tefsîrde farklılıklar ihtilâf olarak adlandırılmaktadır. Bu farklılıkların ihtilâf olarak adlandırılması çok önemlidir. Çünkü ihtilâf, hem olumlu hem de olumsuz ikili bir anlama sahiptir. Bundan dolayı tefsîrde makbul olan farklı yorumlarla makbul olmayan farklı yorumlar ihtilâf olarak adlandırılmaktadır. Tabiûn döneminden sonra rey ile tefsîr artmış ve bunun bir sonucu olarak tevîl problemi ortaya çıkmıştır. Tevîl probleminin sonucunda da ilk dönem ihtilâfları, daha çok batıl ve fasid tevîller şeklinde, hicrî sekizinci yüzyıldan itibaren de tenevvü ve tezâd kavramlarıyla ifade edilir olmuş ve ihtilâf tümüyle reddedilmemiştir. Bu makalede, şimdiye kadar ihtilâf üzerine yapılmış tasnifler değerlendirilmiş, özellikle tenevvü ve tezâd ayrımın yetersiz olmasından dolayı bunun yerine daha açık ve kapsamlı terimler bulunmaya çalışılmıştır.
Abstract
Different interpretations in Quranic exegesis is called disagreement (ihtilâf). It is important that the differences are called disagreement. Because the term of disagreement bears both positive and negative meaning. In tafsir tradition, acceptable and unacceptable interpretations are regarded as disagreement. If we look at the studies of Quranic disciplines, disagreements are called as invalid, fasid and null, batıl. After tabii period, reasoning and te vil developed and as a consequence the problem of tevil emerged. In early period, disagreements were regarded as batıl and fasid; after 8th century were regarded as variety, tenevvü and contradiction, tezâd and disagreement was not totally rejected. After this period, the disagreements were categorized in two categories: tenevvü and tezâd. In present study, the categories concerning disagreements studied until now are examined. Finally it is pointed that the categorization is problematic and new terminology is stated.