Dergiler / Haydarpaşa Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesi Tıp Dergisi / 2005 / Cilt: 45 - Sayı: 1

Subakrominal impingement sendromu tanısında manyetik rezonans görüntülemenin yeri ve ultrasonografi ile karşılaştırılması

Role of magnetic resonance imaging in subacromial imaging syndrome and comparison of ultrasonography

Sayfa
35–38
DOI
—

Özet

Rotator manşet lezyonlarının etiyoloji ve patogenezinin daha iyi kavraması ve tedavi yöntemlerinin gelişmesi sonucu klinik planlama için detaylı bilgiler gerekmektedir. Amacımız, subakromial impingement sendromu tanısında son yıllarda kullanıma giren Manyetik Rezonans Görüntülemenin (MRG) tanı değerini tartışmak ve Ultrasonografi (USG) ile karşılaştırmaktır. Çalışmamızda subakromial impingement sendromu ön tanısı olan 31 olgunun tümü MRG ve USG ile incelendi. MRG sınıflamasına göre, olgularımızın 10'u evre I (tendonda dejenerasyon), 11 'i evre II (tendonda dejenerasyon/parsiyel yırtık), 10'u evre III (tendonda komplet yırtık) olarak değerlendirildi. 31 olguyu içeren çalışmamızda, MRG özellikle erken evre tendon lezyonlarını ve tendon yırtıklarını saptamada daha duyarlı olmasının yanı sıra multiplanar özelliği ile ligamanları, sinovial bursaları, eklem kapsülü ve labrumları, diğer çevre yumuşak dokuları, kemik ve kıkırdak yapıları daha detaylı değerlendirme imkânı vermiştir. USG ile değerlendirilemeyen, subakromial impingement etiyolojik faktörleri arasında yer alan subakromial spur, akromioklaviküler ve korokoakromial dejenerasyon gibi patolojiler MRG ile değerlendirilmektedir. Subakromial impingement ön tanılı hastalarda MRG temel radyolojik inceleme yöntemi olmakla birlikte ucuz, kısa süreli ve real-time bir teknik olan USG'nin massif tendon yırtığı düşünülen hastalarda etkin bir inceleme yöntemi olabileceği kanısındayız.

Abstract

For better understanding of etiopathogenesis of rotatory cuff lesions and clinical planning as a result of improvement of management methods more detailed information is necessary. Our aim is to appreciate the diagnostic value of MRI (Magnetic resonance imaging) recently becoming available and to compare it with ultrasonography in the diagnosis of subacromial impingement syndrome. In our study, 31 cases prediagnosed as subacromial impingement syndrome were examined with MRI and ultrasonography. İn addition to sensitivity of MRI in detecting early tendineous lesions and tears its multiplanarity provides chance of more detailed examination of ligaments, synovial bursae, joint capsule and labrums and other surrounding soft tissue, bone and cartilaginous structures. In patients with subacromial impingement, although MRI is the major radiological examination method, because of low cost, short duration and real-time examination advantages, USG can be an effective method in patients suspected of massive tendon tears.