Dergiler / Hacettepe Üniversitesi Türkiyat Araştırmaları Dergisi / 2008 / Cilt: 0 - Sayı: 8

Tarih perspektifinden Türk kimliği üzerine bazı düşünceler

Some thoughts on Turkish identity by historical perspective

Sayfa
219–226
DOI
—

Özet

Makalede Türk kimliğinin tarihî süreçte hangi önemli dönüm noktalarından geçerek geliştiği ve her bir dönemdeki muhtevası ana çizgileriyle ele alınmıştır. Bilindiği gibi, Türk adıyla anılan ilk devlet M.S. 6. yy. ortalarında kurulan Göktürk Kağanlığıdır. islam-öncesi dönemde daha ziyade Avrasya bozkırlarında konar-göçer bir hayat tarzı içerisinde, boylar ve kabileler halinde yaĢayan Türk topluluklarında kabile ve boy mensubiyeti ön plandaydı. Türk tarihinin en önemli dönemeçlerinden biri olan islamlaşma süreci kimlik açısından dinin başat rol oynadığı bir aşamaya tekabül eder. Genelde Türk tarihinin özelde de Osmanlı tarihinin diğer büyük dönemeci ise modernleşme/yenileşme olarak da ifade edilen Batılılaşma çabaları dönemidir. Bu değişim ve yenileşme dönemi kolektif kimlik alanına da etki etti.

Abstract

The article deals broadly with the turning points regarding Turkish identity in historical process and the main lines of it in each period in Turkish history. As is well-known the first political entity bearing the name Turk was the Gök-Türk steppe empire established in the mid-sixth century A.D. It was the tribal identity and affiliation that were predominant among the Turkish communities, who, in pre-Islamic times maintained a semi-nomadic life as tribes throughout the Eurasian steppe. The process of Islamization, one of the most important turning points in general Turkish history, corresponds to a phase in which religion played the dominant part with respect to collective identity. The other main turning point is the period of westernization that was also called modernization and reformation period. This era of reformation and transformation affected, quite normally, the sphere of collective identity as well.