Dergiler / Hacettepe Üniversitesi Türkiyat Araştırmaları Dergisi / 2017 / Cilt: 0 - Sayı: 26

OSMANLI İMPARATORLUĞU'NDA VE HİNDİSTAN'DA KURULAN TÜRK DEVLETLERİNDE KANUNNAME VE ZEVÂBİTLER

Kanunname and Zawabits in Ottoman Empire and the Turkish States Established in India

Sayfa
7–22
DOI
—

Özet

Tarihçiler ve hukukçular arasında kanunnameler, kaynağı ve işlevi bakımından üzerinde çokça tartışılan ve farklı görüşlerin ortaya çıktığı önemli bir konu olarak gündeme gelmektedir. Bu bağlamda, kanunname faaliyetinin bir tarafı eski orta Asya Türk geleneklerine; diğer tarafı İslam hukukuna uzanan geniş bir yelpazede teşekkül eden bir hukuk-gelenek silsilesinin ürünü olarak meydana geldiği kabul edilmiştir. Türklerdeki töre anlayışı ile şeri hukuk bu silsilenin temelini oluşturan iki ana husustur. Hindistan'da kurulan Türk devletlerinde zevâbit olarak adlandırılan kanunname düzenlemelerinin de aynı şekilde hem şeri hukuktan hem de Türk-Moğol geleneğinden beslenen yanlarının olduğu anlaşılmaktadır. Öte yandan, hizmet ettiği gaye yönünden zevâbitlerin, aynı kanunnameler gibi, hukuk güvenliğini sağlamak, kadıların keyfi kararlarının önüne geçmek, şeriatın düzenlemediği alanlarda ortaya çıkan sorunları çözüme kavuşturmak amaçlı olarak ihdas edildiği görülmektedir. Bütün bu benzerlikler, Türk İslam devletlerinin hukuk bakımından aynı kaynaklardan beslenip istifade ettikleri farklı adlarla da olsa özünde aynı olan düzenlemeleri hukuk dünyasında cisimleştirdiklerini göstermektedir.

Abstract

Historians and lawyers have brought the kanunname to the fore as an important issue which has been widely debated in terms of the source and function of laws and the emergence of different opinions. It is accepted that one side of the activity of the law is related to the ancient Central Asian Turkish traditions; And the other side as a product of a law-tradition series formed in a wide range of folklore dating to Islamic law. With the understanding of Turkish customs, Sharia law is the two main elements that constitute the basis of this series. It is understood that in the Turkish states established in India, which are called zawabits, are also the ones that are fed both from Sharia law and Turkish Mongol tradition. On the other hand, it is seen that, in the aim of serving the purpose, the zawabits, like the same kanunnames, were created in order to ensure the security of law, to prevent arbitrary decisions of the qadı and to solve the problems arising in the fields that shariah did not regulate. All these similarities show that Turkish Islamic states embody regulations that are essentially the same also with different names, fed from the same sources in terms of law.