Dergiler / Hacettepe Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Dergisi / 2012 / Cilt: 29 - Sayı: 2

Chaucer's fabliau women: Paradigms of resistance and pleasure

Chaucer ın fabliyö (fabliaux) kadınları: Eğlence ve direnme paradigmaları

Sayfa
123–135
DOI
—

Özet

Ortaçağ İngiliz edebiyatında Chaucerın Canterbury Hikayeleri adlı eserinde örnekleri olan fabliyö (fabliaux) genellikle yaşlı bir erkekle evli olan genç bir kadının eşini aldatması üzerine kurulu bir hikayesi olan ve bu yüzden içerdiği eş aldatma, cinselliğe aşırı düşkünlük ve kadının ahlaki zayıflığı gibi temalar bağlamında antifeminist bir edebi tür olduğu görüşü yaygın olan bir edebi türdür. Öte yandan, fabliyö, kadına geleneksel eğilimin aksine aktif bir rol verdiği için kadını önceleyen bir edebi tür olarak görünür. Aslında fabliyölar populer kültür ürünü olarak egemen kültüre karşı konumlanan özellikte eserlerdir. İçerdikleri eş aldatma teması özellikle evlilik kurumunu zayıflatan ve sorgulayan bir tema olarak görülmüş ve kadınların sisteme başkaldırmasının sonuçları kadınların geleneksel olarak zayıf olduğu kabul edilen ahlak yapısına bağlanmıştır. Oysa, fabliyöda yaygın olan çeşitli oyunlarla eşi aldatma teması erkek egemen söylem bağlamında genç fabliyö kadınlarının mağduriyetlerine başkaldırıp kendi anlamlarını oluşturmalarına da izin verir. Aslında fabliyö eşini aldatan kadının aldatmasını değil bu amaçla kullandığı zekasını ve becerisini vurgular. Hikayelerin çoğu aldatan kadını cezalandırmaz, aksine hikayeleri eğlence ve hoş vakit geçirme aracı olarak sunar. Fabliyöda kadınlar yaşlı erkeklerin kendilerine genç kadınları eş olarak seçmeleriyle oluşturulan evlilik projelerinde söz hakkı olmayan ve üzerinde hakimiyet kurulan bir konumdadırlar ve kendi tercihleri ve mutlulukları için yarattıkları fırsatlarla mağdur konumundan kurtulmaya çalışırlar. Chaucerın Merchants Tale (Tüccarın Hikayesi) deki May ve Millers Tale (Değirmencinin Hikayesi) deki Alison eşlerini aldatma yoluyla kendi bedenleri üzerinde kısmi kontrol kazanan ve bu yolla egemen söyleme başkaldıran kadınlardır. Bir başka deyişle, fabliyöda eşlerini aldatan genç kadınların davranışları güçsüz olanın egemen olanın kaynaklarından yararlanarak geliştirdiği karşı duruştur. Egemen söyleme karşı çıkan fabliyö kadınları mağduriyetlerini kendi lehine çevirmeyi başarmaktadırlar. Bu makale, Fiskein popular kültür kuramından yararlanarak, Chaucerın fabliyöları Merchants Tale ve Millers Taleda kadınların egemen söylemle olan ilişkilerini yeniden oluşturmak amacıyla erkek egemen cinsiyet normlarından kendi muhalif paradigmalarını ve anlamlarını oluşturdukları görüşünü savunmaktadır. Popüler kültürün oluşumundaki gibi fabliyö kadınları kendi kaynakları ve gücü olmayan öznelerdir. Bu nedenle de hem mahkumiyetlerini tahammül edilir boyuta getirmek hem de kendi öz anlamlarını oluşturmak için kendilerine evlilik bağlamında sunulan görev ve sorumlulukları yeniden biçimlendirerek kendi anlamlarını oluştururlar. Zevk ve eğlence yoluyla anlam üreten özneler olarak kadınlar bu bağlamda egemen söylem baskılarından kaçınmayı ve mutlak mahkumiyet ve bağımlılıktan kurtulmayı başarmaktadırlar. Millers Tale da yaşlı bir erkekle evli olan Alison ve Merchants Talede yaşlı bir erkekle evli olan May, mahkumiyetlerini fiziksel aşırılık ve atak tavırlarıyla sorgulayan ve konumlarını yeniden tanımlayan genç kadınlar olarak bedenleri üzerindeki erkek tahakkümünü az da olsa kontrol edebilmenin mutlu ettiği kadınlardır.

Abstract

Represented particularly in the Canterbury Tales by Chaucer in medieval English literature, fabliaux are stories of cuckoldry performed by the young wives of old husbands. Because of the adultery, lechery and the alleged moral weakness of women as their central themes, fabliaux have been considered as antifeminist narratives although at the same time, contrary to the conventional representations, women in fabliau play an active part in the story. However, women in the fabliaux often undermine the traditional roles assigned to men and women in marriage. The particular representation of women in the fabliaux as betraying adulterous wives stress women s unreliability but at the same time it allows women to produce their own pleasures and resistance to their subjection. Indeed, fabliaux are products of popular culture in their opposition to the dominant culture. In this context, fabliaux emphasise not the adultery but rather women s ingenuity and wit in outwitting their husbands and subverting the dominant discourse. Most stories do not punish the betraying fabliau women for their misbehaviour. Instead, fabliaux foreground the pleasure and entertainment produced by such narratives. In fabliaux, women occupy a subordinate position; they are presented as the disadvantaged and powerless victims of a predominantly male project of marriage, which they use to create their own oppositional meanings and pleasures. May and Alison as fabliau women in Chaucer s the Merchant s Tale and the Miller s Tale respectively are women of resistance as they are concerned with regaining partial control over their own bodies through adultery. By going against the norms of the dominant discourse, fabliau women turn their subordination to their benefit. Considering the fabliau women s resistance to the dominant paradigms in the context of popular culture theories developed by Fiske, this paper argues that Chaucer s fabliau women produce their oppositional paradigms and meanings out of the dominant man made sexual norms to reconstruct their relationship with the dominant discourse. Presented as agents of resistance through pleasure, fabliau women evade the dominant pressures and avoid total subjection. Alison in the Miller s Tale, and May in the Merchant s Tale contest their subjection through physical excess and bold gestures to undermine the male control over their bodies as young women reconstructing their subordinate position.