Dergiler / Hacettepe Dişhekimliği Fakültesi Derg.(. Clinical Dentistry and Research) / 2003 / Cilt: 27 - Sayı: 2
Neolitik çağ Anadolu insanlarında 20 yaş dişinin sürme durumu
- Sayfa
- 10–22
- DOI
- —
Özet
Ağızdaki en sorunlu diş olarak kabul edilen üçüncü büyük azı, evrimsel açıdan geçirdiği değişimlerle birçok araştırmacının dikkatini çekmiştir. Diğer dişlerden daha fazla doğuştan yokluğu (agenesis) ve gömük kalma (impaction) eğiliminde olan bu dişin prehistorik dönem Anadolu topluluklarındaki durumu bu güne kadar hiç ele alınmamıştır. Bu çalışmada Anadolu'nun en eski yerleşmelerinden olan Çayönü, Aşıklı ve Musular Neolitik çağ köylerinden gün ışığına çıkarılmış olan toplam 677 bireye ait iskelet kalıntıları, üçüncü büyük azılardaki doğumsal yokluk açısından ele alınmıştır. İncelenen çenelerden % 16,3'ünde üçüncü büyük azılardaki doğumsal yokluk belirlenmiştir. Doğumsal yokluk alt çenelerde üst çenelerden, erkeklerde kadınlardan daha fazladır. Neolitik dönem Anadolu topluluklarında doğumsal yokluk sıklığı ile diş ve çene boyutu arasında anlamlı bir ilişki bulunamamıştır. Genetik yapıyla ilişkisi kabul edilen dişlerin doğumsal yokluğunun topluluklardaki sıklığının incelenmesinde, toplulukların büyüme süreçlerinin de dikkate alınması, bu olgunun anlaşılmasında katkılar sağlayacağı sonucuna ulaşılmıştır.
Abstract
The third molars, looked upon the most problematic of the dentition has affected the attention of many researchers in view of evolutionary trends. This tooth, with its agenesis and impacting nature, has not till yet been analyzed as to its occurrence in prehistoric Anatolian populations. in this article, 677 skeletal remains from Neolithic villages of Çayönü, Aşıklı, and Musular examined in view of the third molar agenesis. Agenesis frequency of the jaws examined is 16 percent. Agenesis is more freguent in mandibles than in maxillas and in males than in females. No significant relation could be established between the freguency of agenesis and dental and/or jaw size. it has been concluded that emphasis upon the growth pattern in the examination of the agenesis frequency in populations will be contribute to a better understanding of the phenomenon.