Dergiler / Göztepe Tıp Dergisi / 2014 / Cilt: 29 - Sayı: 1
İstanbul Bağcılar bölgesi sezaryen oranlarına bakış
- Dergi
- Göztepe Tıp Dergisi
- Sayfa
- 24–26
- DOI
- —
Özet
Amaç: Son yıllarda hem gelişmekte olan hem de gelişmiş ülkelerde sezaryen oranlarında ciddi artışlar gözlenmektedir. Bunun nedenleri arasında eski sezaryenlerin artmış olması, elektronik fetal monitörizasyonun yaygın kullanılması, isteğe bağlı sezaryenlerin daha sık yapılıyor olması sayılabilir. Biz de bu çalışmamızla Bağcılar bölgesindeki doğumlar içinde sezaryen endikasyonlarını ortaya koymayı amaçladık. Gereç ve Yöntem: Bağcılar EAH Kadın Hastalıkları ve Doğum Kliniğinde 1 Ocak 2011 - 31 Aralık 2011 tarihleri arasında doğum için başvuran olgular değerlendirmeye alındı. Sezaryen yapılan olgularda; eski sezaryen, fetal distres, uzamış eylem, iri bebek, prezentasyon anomalisi, gestasyonel hipertansif durumlar, plasenta anomalisi, kordon sarkması ve diğer endikasyonlar (aktif genital herpes vb.) incelendi. Bulgular: Bu periyotta toplam 3996 doğum gerçekleştirilirken, bunların 2497'si (% 62,5) normal doğum ile 1499'u (% 37,5) sezaryen ile gerçekleştirilmiştir. Sezaryenler endikasyonlarına göre incelendiğinde ağırlıklı grubun 955 olgu ile (% 63.7) eskiden sezaryenli olduğu saptanmıştır. Fetal distres 152 olgu (% 10.1), uzamış eylem 126 olgu (% 8.4), iri bebek 103 olgu (% 6.8), prezentasyon anomalisi 85 olgu (% 5.6), hipertansif durumlar 30 olgu (% 2), plasenta anomalisi 11 olgu (% 0.7), kordon sarkması 1 olgu (% 0.06) ve diğer nedenlerden kaynaklanan 35 olgu (% 2.3) olduğu gözlenmiştir. Sonuç: Sezaryen reprodüktif kadınlar arasında en sık uygulanan cerrahi girişimdir ve infeksiyon, kanama, tromboembolik olaylar, transfüzyon gereksinimi, hastanede uzun kalış süresi, iyileşmenin daha geç olması gibi riskler hâlen devam etmektedir. Maternal ve perinatal sonuçlar açısından sezaryen yalnızca medikal endikasyon varsa uygulanmalıdır. Kliniğimizde toplam doğumlara göre sezeryan oranı % 38'lere ulaşmışken, primer sezeryan oranımız % 13.6 düzeyindedir. Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) tarafından önerilen primer sezaryen oranı % 5-15 arasında olup, kliniğimiz bu oranları tutturmuştur.
Abstract
Objective: Recently in both developing and developed countriesconsiderable increase in cesarean section rates have beenobserved. Among the reasons for this trend, increase in theincidence of prior C/Ss, widespread use of electronic fetalmonitorization, and cesarean sections done by patient requests.In this study we have aimed to present cesarean indicationsin Bagcılar district of İstanbul.Material and Method: Women consulted to Clinics ofObstetrics, and Gynecology, Bağcılar Training and ResearchHospital for childbirth between January 1, 2011-December 31,2011 were included in the study. In women who had previouslydelivered by cesarean section, prior and/or current presence offetal distress, prolonged labor, fetal macrosomia, presentationanomalies, gestational hypertension, placental abnormalities,cord prolapse and other indications (active genital herpes;etc) were interrogated.Results: During this period 3996 deliveries [vaginal deliveries,n=2497 ;62.5 %, and cesarean sections, n=1499İ 37.5 %)were realized.. The indications for C/S included mainly priorcesarean sections (n=955; 36.7 %), followed by fetal distress(n=152; 10.1 %), prolonged labor (n=126; 8.4 %), fetal macrosomia(n=103; 6.8 %), presentation anomalies (n=85; 5.6%), hypertensive disorders (n=30; 2 %), placental anomalies(n=11; 0.7 %), cord prolapse (n=1; 0.06 %), and other causes(n=35 ;2.3 %).Conclusion: The most frequently performed surgical procedurein reproductive women is cesarean section. The risks for theprocedure are infection, bleeding, thromboembolic events,requirements for transfusion, and longer hospital stay.Cesarean section should be performed, only if there are medicalindications. In our clinic cesarean section rate is 38 % forall indications, but the primary cesarean rate is 13,6 % whichis in the normal range (5 -15 %) recommended by WHO.