Dergiler / Eurasian Journal of Educational Research / 2010 / Cilt: 10 - Sayı: 41
Faculty members' efficiency in learner-centered approach: Prespectives from the social sciences faculties
- Sayfa
- 183–199
- DOI
- —
Özet
Problem Durumu: Günümüzde birçok eğitimci tarafından öğrenci merkezli yaklaşım, öğretmen merkezli yaklaşımdan daha etkili görülmektedir. Örneğin, Bologna Sözleşmesinde yüksek öğretim kurumlarının 2010 yılına kadar öğrenci merkezli öğrenmenin kurumsallaştırılması hedeflenmektedir. Fakat bu yaklaşımın yüksek öğretim basamağında yeterince uygulanamadığını ortaya koyan bazı araştırmalar bulunmaktadır. Bazı değişkenlerin öğrenci merkezli yaklaşımın uygulanmasına etkilerini inceleyen çalışmalar da vardır. Bu çalışmanın yapıldığı yüksek öğretim kurumunun stratejik planları da öğrenci merkezli yaklaşıma önem verildiğini ve bu yaklaşımın uygulama hedefleri arasında yer aldığını göstermektedir. Ancak kurumun öğrenci merkezli yaklaşımı uygulama düzeyine ya da öğretim elemanlarının bu yaklaşımı uygulama yeterliklerine ilişkin araştırma bulgularına rastlanmamıştır. Bu nedenle, çalışmanın öğretim elemanlarının öğrenci merkezli yaklaşımı uygulama yeterliklerinin belirlenmesi yoluyla öğrenci merkezli uygulamaların geliştirilmesine katkı sağlayacağı düşünülmektedir. Bunun yanında, çalışmanın bulguları ileride yapılabilecek ilgili birçok çalışma için başlangıç noktası olabilir.Araştırmanın Amacı: Çalışmanın amacı öğretim elemanlarının öğrenci merkezli yaklaşımı uygulama yeterliklerini, kendilerinin ve öğrencilerin görüşlerine dayalı olarak ortaya koymaktır. Ayrıca öğretim elemanlarının öğrenci merkezli yaklaşımı uygulama yeterliklerinin bazı değişkenlere (öğretim elemanı cinsiyeti, akademik unvanı, akademik hizmet yılı, bir dönemde okuttuğu ders sayısı, haftalık toplam ders saati, öğrenci cinsiyeti, sınıf düzeyi ve mevcudu) göre farklılaşıp farklılaşmadığı araştırılmıştır. Araştırmanın Yöntemi: Tarama modelindeki bu çalışmada, büyük bir üniversitenin sosyal alanlarda eğitim veren dört fakültesinde (Edebiyat Fakültesi, Eğitim Fakültesi, İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi, İletişim Fakültesi) görev yapan 192 öğretim elemanından 97'si ve lisans öğrenimi gören 5109 öğrenciden 2235'inin görüşleri analiz edilmiştir. Çalışmanın verileri öğretim elemanları ve öğrenciler için paralel yapıda oluşturulan dört dereceli bir Likert ölçeği ile toplanmıştır. Ölçek maddeleri öğrenci merkezli ilkeler temele alınarak hazırlanmıştır. Ölçeğin 64 maddelik deneme formu adı geçen dört fakültede 16 öğretim elemanı ile 358 öğrenciye uygulanmıştır. Açıklayıcı faktör analizi yapılmış ve faktör yük değeri .45 ve üzerinde olan maddeler ölçeğin son haline alınmıştır. Ölçeğin 48 maddeyi içeren son halinin Cronbach alpha güvenirlik katsayısı .95 olarak hesaplanmıştır. Veriler 2005-2006 öğretim yılının güz döneminde toplanmıştır. Öğretim elemanları kendileri için hazırlanan ölçeği doldururken, lisansta ders okuttukları bir sınıftaki öğrenciler onlar için hazırlanan ölçeği doldurmuştur. Öğretim elemanlarının yeterlik düzeyleri, ölçeklerin standart sapma puanı olan 28.85 sayısı, aralık katsayısı olarak kullanma yoluyla şu şekilde tanımlanmıştır: 47-75 puan: Yetersiz, 76-104 puan: Kısmen Yeterli, 105-134 puan: Oldukça Yeterli, 164-192 puan: Çok Yeterli. Bu tanımlamalar doğrultusunda öğretim elemanlarının öğrenci merkezli yaklaşımı uygulama yeterlik düzeyleri yüzdeleri hesaplanmıştır. Öğretim elemanı ve öğrenci görüşleri arasında anlamlı fark olup olmadığını bulmak için Mesti, bağımsız değişkenlerin hem öğretim elemanı hem de öğrenci görüşlerinde farka neden olup olmadığını saptamak için ise tek yönlü varyans analizi uygulanmıştır. Araştırmanın Bulguları: Çalışmada öğretim elemanlarının öğrenci merkezli yaklaşımı uygulama yeterliklerine ilişkin görüşleri, öğrencilerin görüşlerine göre anlamlı bir farklılık göstermiştir [t (192) = -7.324, p < .01]. Buna göre, öğretim elemanları öğrenci merkezli yaklaşımı uygulama konusunda kendilerini öğrencilere göre daha yeterli görmektedir. Örneğin, öğretim elemanlarının % 94.9'u kendilerini 'Yeterli' ya da 'Çok Yeterli' görürken, bu oran öğrenciler için %64.9'dur. Örneklemdeki hiçbir öğretim elemanı, öğrenci merkezli yaklaşımı uygulama konusunda kendini 'Yetersiz' ya da 'Kısmen Yeterli' olarak tanımlamazken, öğrencilerin %6.2'si öğretim elemanlarının yeterlik düzeyini bu şekilde tanımlamıştır. Öğretim elemanlarının görüşleri çalışmada ele alınan bağımsız değişkenlere göre anlamlı bir farklılık göstermemiştir. Buna karşın kız öğrencilerin, öğretim elemanlarının öğrenci merkezli yaklaşımı uygulama yeterliklerine ilişkin görüşleri erkek öğrencilere göre anlamlı bir düzeyde olumlu bulunmuştur [F (1, 2233) = 8.04, p < .01]. Ayrıca öğrenciler beş yıl ve daha az deneyimi olan öğretim elemanlarının altı-10 yıl deneyimli olanlara göre öğrenci merkezli yaklaşımı uygulamada daha yeterli olduklarını düşünmektedir [F (4, 92) = 3.60, p < .01]. Öğretim elemanı cinsiyeti akademik unvanı, bir dönemde okuttuğu ders sayısı, haftalık toplam ders saati, sınıf düzeyi ve mevcudu ise öğrenci görüşlerinde de bir farklılığa neden olmamıştır.Araştırmanın Sonuçları ve Önerileri: Çalışmanın bulgularından ilk olarak öğretim elemanlarının öğrenci merkezli öğretimi uygulama yeterliklerine ilişkin öğretim elemanı ve öğrenci görüşlerinin farklılık gösterdiği sonucuna ulaşılmaktadır. Bağımsız değişkenlere yönelik bulgular alanyazınla tutarlı biçimde öğretim elemanı ve öğrencilerin öğrenci merkezli yaklaşımı uygulama yeterliğine ilişkin görüşlerinde çoğu değişkenin farklılık oluşturmadığını ortaya koymaktadır. Öğretim elemanlarının öğrenci merkezli yaklaşımı uygulama yeterliklerini daha üst düzeyde değerlendirmesi hem öğretim elemanlarının hem de öğrencilerin nesnelliğinin artması gereğini ortaya koymaktadır. Öğretim elemanı ve öğrencilerin daha nesnel bir bakış açısıyla değerlendirme yapmaları için geçerlik ve güvenirliği yüksek ölçeklerin kullanılması önerilmektedir. Ülkemizde her alandaki doktora öğrencileri için 1999 yılından bu yana iki eğitim dersi (Gelişim ve Öğrenme; Öğretimde Planlama ve Değerlendirme) okutulmaktadır. Bu çalışmanın örneklemindeki çoğu öğretim elemanı bu dersleri almamış olduğundan, dersleri alan ve almayan öğ
Abstract
Problem Statement: Learner-centred approach is considered to be more effective than the teacher-centred approach. But there are some studies which reveal that learner-centred approach has not been applied sufficiently in institutions of higher education. Also, according to the findings of several studies, there are a number of variables that seem to have effects on learner-centred approach.Purpose of the Study: The purpose of this study is to investigate the faculty members’ opinions and the students’ opinions about faculty members’ efficiency in learner-centred approach and whether some variables affect their opinions.Method: The data of this survey study were collected from 97 faculty members and 2235 students. They filled out a 48–item scale with parallel forms which were based on the learner-centred principles. T-test and ANOVA (One Way Analysis of Variance) were used for the analysis of the data.Findings and Results: When the opinions of the faculty members are considered, the level of efficiency in learner-centred approach is found out to be significantly higher than the level of efficiency declared in students’ opinions. The independent variables that are investigated in terms of their effects on faculty member’s application of learner-centred approach are observed to be significantly ineffective in faculty members’ opinions. When the opinions of the students are considered, it is seen that the opinions of female students are more positive than the opinions of male students about the faculty members’ efficiency in learner-centred approach. Additionally, students have considered the faculty members with teaching experience of five years or less, more learner-centred compared to the faculty members with teaching experience of six–10 years.Conclusions and Recommendations: The study shows that faculty members’ opinions are significantly different from the students’ opinions about faculty members’ efficiency in learner-centred approach. However, the results related to the faculty members’ and students’ characteristics confirm some previous studies. Characteristics of the faculty members and their students generally do not have effects on applying learner-centred approach. So, if the institutions of higher education implicate principles of learner-centred approach in faculty members’ training programs and make the faculty members participate in studies about their teaching fields, the faculty members will apply learner-centred approach more properly on a larger scale.