Dergiler / Eurasian Journal of Educational Research / 2011 / Cilt: 11 - Sayı: 44

Problem-solving instruction in the context of children’s literature and problem understanding

Çoçuk edebiyatı bağlamlı problem çözme öğretimi ve problemi anlama

Sayfa
89–110
DOI
—

Özet

Bağlamsal öğrenme ve öğretim, 50 yılı aşkın bir süredir eğitimci ve araştırmacıların eğitimde temel inceleme konularından biri olmuştur. Yapılan birçok araştırma, okullarda bağlamsal öğretimden çok az yararlanıldığını ortaya koymaktadır. Yapılan çalışmalar öğrencilerin genel anlamda kavram ve süreçleri kendi ilgi alanları ve dünyalarıyla birleştirme fırsatları bulamadıklarından söz etmektedir. Ağırlıklı olarak öğrencilerin anlamlı bağlamlar çerçevesinde kavram ve süreçleri kazanamadıkları için ezbere yöneldikleri işaret edilmektedir. Matematik öğretimi ile ilgili literatür gözden geçirildiği zaman, öğrencilerin özellikle aşina oldukları ve keyif alabilecekleri bağlamların kullanılması çerçevesinde gerçekleştirilen problem çözmeye dayalı etkinliklerle öğrencilerin daha etkin öğrenebilecekleri ve matematik ve problem çözmeye yönelik olumlu tutum geliştirebilecekleri anlaşılmaktadır. Bu anlamda, birçok araştırma, öğretimde çocuk edebiyatı bağlamından yararlanmanın önemini vurgulanmaktadır.Problem çözme becerilerine yönelik çok sayıda çalışma olmasına rağmen, özellikle problem çözme aşamalarının en önemlilerinden biri olan "problemi anlama" ile ilgili çok az çalışmaya rastlanmaktadır. Halbuki, araştırmaların birçoğu matematik problemlerini çözmedfeki zorlukların daha çok problemi anlama ile ilgili sorunlardan kaynaklanabileceğini, problemi anlamayan bireyin doğal olarak problemi çözmek için uygun bir strateji kullanamayacağını, hatta problemi çözmek için uğraşmayacağım ifade etmektedir. Bu anlamda çocuk edebiyatı bağlamından yararlanarak oluşturulmuş bir problem çözme öğretiminin problemi anlamaya olan etkisinin araştırılması önemlidir.Araştırmanın Amacı Bu araştırmanın amacı, çocuk edebiyatı bağlamlı problem çözme öğretiminin problemi anlama becerisini ne şekilde etkilediğini İncelemektir. Problemi anlama becerisi, problemi görselleştirme ve problemle ilgili niteliksel akıl yürütme biçiminde iki alt kategoride ele alınmış ve öğrencilerin bu kategorilerde gösterdikleri becerilerin irdelenmesi amaçlanmıştır.Araştırmanın YöntemiAraştırmanın örneklemini, seçkisiz yöntemle belirlenen, 53 üçüncü sınıf ilkokul öğrencisi oluşturmaktadır. Bu çalışmada tekrarlı ölçümlere sahip iki faktörlü desen kullanılmıştır. Bu desende, bağımlı değişkenler üzerinde etkisi incelenen iki faktör (bağımsız değişken) yer almaktadır. Bağımsız değişkenlerden biri cinsiyet, diğeri ise deney grubu (ıı = 28) için Çocuk Edebiyatı Bağlamlı Problem Çözme öğretimi (ÇEBPÖ) kontrol grubu (n = 25) için ise Geleneksel Problem Çözme Öğretimi (GPÖ) dir. Araştırmanın bağımlı değişkenleri ise; öğrencilerin matematik problemini görselleştirme ve problemle ilgili niteliksel akıl yürütme puanlarıdır. Altı haftalık bir süre boyunca deney grubunda ÇEBPÖ, kontrol grubunda ise GPÖ uygulanmıştır. Deney grubunda, Pamuk Prenses ve Yedi Cüceler ile Hansel ve Gretel hikayeleri içerisine, hikaye akışlarını bozmayacak şekilde problemler yerleştirilmiş ve öğrenciler, bunlar üzerinde çalışmalar yapmışlardır. Tekrarlı ölçümler, deneysel işlem öncesi, deneysel işlemden hemen sonra ve deneysel işlemden üç ay sonra olmak üzere üç farklı zamanda gerçekleştirilmiştir.Araştırmanın BulgularıBulgulara göre, deney grubu öğrencilerinin gerek problemi görselleştirme, gerekse problemle ilgili niteliksel akıl yürütme kategorilerinde kontrol grubu öğrencilerine göre çok daha yüksek puanlar elde ettikleri ortaya çıİçmiştir. Problemi görselleştirme kategorisinde, her iki öğrenci grubunun da sontest ve gecikmeli sontest ortalamalarında bir farklılık olmadığı gözlenirken gruplararası karşılaştırmalar, deney grubu öğrencilerinin her iki aşamada da kontrol grubu öğrencilerinden daha yüksek ortalamalar elde ettiğini göstermiştir. Problemi görselleştirme kategorisindeki en çarpıcı bulgulardan biri, deney grubu öğrencilerinin problemlerle ilgili çizdikleri şekillerin yaklaşık %34'ünün resimsel, %69'unun ise şematik olmasıdır. Diğer yandan kontrol grubu öğrencilerinin ise çizdikleri şekillerin yaklaşık %71'inin resimsel, % 29'unun ise şematik olmasıdır. Problemle ilgili niteliksel akıl yürütme boyutunda, problemi görselleştirme kategorisinde olduğundan farklı olarak deney grubunda öntestten sonteste kadar ilerleme kaydedilirken, kontrol grubu öğrencilerinde herhangi bir değişim ve ilerleme yaşanmamıştır.Araştırmanın Sonuçları ve önerileriAraştırmanın bulguları genel anlamda ÇEBPÖ'nün problemi anlama becerisi üzerinde GPÖ'ye göre daha etkili olduğunu ortaya koymuştur. Etki büyüklüğü değerlerinin oldukça yüksek olması, ÇEBPÖ'nün bu bağlamda etkisinin oldukça yüksek olduğunu göstermektedir. ÇEBPÖ'de ele alınan problem bağlamlarının Öğrencilerin kendi dünyalarına çok yakın olması ve bağlamları kişiselleştirebilmelerinin yöntemin etkilili olmasında önemli bir rol oynadığı büyük bir olasılıktır. Bu durum ilgili literatürde de yoğun olarak desteklenmektedir.Problemi görselleştirme kategorisinde, Özellikle deney grubu öğrencilerinin öntest puanlarına kıyasla sontestte çok yüksek puanlar almaları ve bu performansı üç ay sonra uygulanan gecikmeli sontestte de korumaları, ÇEBFÖ'nün kazanılan görselleştirme becerilerini uzun vadede koruma üzerinde de oldukça etkili olduğunu göstermektedir. Öğrenmede kalıcı izli davranış değişikliğinin önemi göz önünde bulundurulduğunda ÇEBPÖ'nün bu bağlamda öğrenmede avantaj sağladığı da söylenebilir. Problemi görselleştirme kategorisinde deney grubu Öğrencilerinin kontrol grubu öğrencilerine kıyasla problemlerle ilgili çizdikleri şekillerin büyük bir çoğunluğunun resimsel değil şematik olması, kontrol grubu öğrencilerinin uzman problem çözen konumuna geldikleri ile ilgili bir gösterge olabilir. Problemi anlamaya oldukça büyük katkısı olan problemi görselleştirmede böyle bir bulguya rastlanması, ÇEBPÖ'nün önemini artırmaktadır. İlgili literatür gözden geçirildiği zaman, bir problemi görseli eştirmenin gerçekte problemle ilgili bilgi yükünü hafiflettiği öne sürülmektedir. Görselleştirme bu bağlamda ele alındığında, problemi anlamaya ve

Abstract

Problem Statement: De-contextualized teaching and learning in schools usually leads students to memorize definitions of concepts without having the opportunity to apply those concepts in real-world settings. NCTM's Curriculum and Evaluation Standards for School Mathematics proposes the use of meaningful problem-solving contexts for children. This document states that when mathematics evolves naturally from problem situations that have meaning to children and are regularly related to their environments, it becomes relevant and helps children link their knowledge to a variety of situations. The challenge for teachers, usually, is to find problem-solving activities that are authentic and important to learners. In this respect, children’s literature can be used to provide real-world opportunities for children to explore mathematics by offering problem-solving contexts with which children are familiar. Although problem solving has been investigated for over 50 years, there is a lack of findings on problem understanding.Purpose of Study: The purpose of the study is to explore the impact of contextual problem-solving instruction in the context of children’s literature on students’ problem understanding.Methods: A two-way repeated measures experimental-control groups pretest-to posttest-to-delayed posttest design was used. Twenty-eight and 25 third–grade students from an urban elementary school formed the experimental and control groups, respectively. To explore mathematical problem understanding, a test consisting of 12 open-ended problems was used. Findings and Results: According to the findings, students who received contextual problem-solving instruction performed better on visualization and qualitative reasoning, when it came to understanding mathematical problems, than did students who received traditional problem-solving instruction. The findings showed that the differences between the two groups were greater in qualitative reasoning.Conclusions and Recommendations: The findings revealed that contextual problem-solving instruction is helpful, especially in improving the qualitative thought processes used in problem-understanding and problem-solving procedures, which are essential to expert problem solvers. The findings also revealed that contextual problem-solving instruction had long-term effects. Contextually-oriented materials and instructional programs are recommended in all educational settings, to foster the development of expert problem-solving attributes.