Dergiler / Eurasian Journal of Educational Research / 2013 / Cilt: 13 - Sayı: 51
The predictive value of teachers' perception of organizational justice on job satisfaction
- Sayfa
- 157–176
- DOI
- —
Özet
Problem Durumu Günümüzde çalışanın işine karşı tutumu ve işinden doyum sağlaması hem bireysel açıdan hem de örgütsel açıdan önem verilen konular arasında yer almaktadır. Örgütsel adalet kavramı ise son yıllarda başta çalışanların işe yönelik tutumları olmak üzere örgütsel yaşamın neredeyse tüm boyutlarıyla ilişkili bir kavram haline gelmiştir, örgütsel adalet ve iş doyumu arasındaki ilişkiye yönelik pek çok çalışma yapılmış olmasına rağmen uzun yıllardır bu çalışmaların eğitim alanında göz ardı edildiği görülmektedir. Bu çalışmanın eğitim alanındaki bu eksikliği gidermesine katkı sağlayacağı düşünülmektedir.Araştırmanın AmacıBu çalışmanın amacı ilköğretim okullarında görev yapan öğretmenlerin örgütsel adalet algılarının iş doyumlarına etkisini belirlemektir. YöntemÖrgütsel adaletin öğretmenlerin iş doyumlarına etkisinin belirlenmesi amacıyla yapılan bu araştırma, tarama modeli niteliğindedir. Bu çalışmada ilköğretim okullarında görev yapan öğretmenlerin örgütsel adalet algılarının iş doyumlarına etkisi araştırmacının geliştirdiği iki ölçek aracılığıyla belirlenmeye çalışılmıştır. Bu araştırmanın evreni Türkiye'nin Samsun ilinin resmi ilköğretim okullarında görev yapan öğretmenlerden oluşmaktadır. Örneklem seçiminde resmi ilköğretim okul sayıları ile öğretmen sayıları göz önünde bulundurulmuştur, örneklem seçiminde "tabakalı örnekleme" tekniği kullanılmıştır. Buna göre araştırma evreni ilk olarak ilçe düzeyinde 4 alt tabakaya ve öğretmenler branş ve sınıf öğretmeni olmak üzere iki alt tabakaya ayrılmıştır, örneklem belirlenme sürecinde sözü edilen 4 ilçenin tamamından ilköğretim okullarının seçilmesine dikkat edilmiştir. 3427 olan öğretmen sayısının yaklaşık %20'sine ulaşılması hedeflenmiş ve toplam 686 sınıf ve branş öğretmenine ölçekler ulaştırılmıştır. Araştırmacı tarafından öğretmenlere ulaştırılan 686 ölçekten 514'ü geri dönmüş ve dönüş oranı yaklaşık % 75 olmuştur, örgütsel adalet ve iş doyumu ile ilgili yapılan kapsamlı bir yazın taramasından sonra öğretmenlere yönelik "örgütsel Adalet" ve "İş Doyum" ölçekleri geliştirilmiştir. Verilerin analizinde bivariate korelasyon katsayısı ve çoklu regresyon analizi kullanılmıştır.BulgularYapılan korelasyon analizi sonucunda örgütsel adalet türleriyle iş doyum boyutları arasında anlamlı ve pozitif yönde bir ilişki olduğu belirlenmiştir. Örgütsel adalet türlerinin toplam iş doyumu boyutu üzerindeki göreli önem sırasının; etkileşim, prosedür ve dağıtım adaleti olduğu görülmektedir. Regresyon katsayılarının anlamlılığına ilişkin t-testi sonuçları incelendiğinde ise hem etkileşim adaletinin hem de prosedür adaletinin toplam iş doyumu boyutu üzerinde önemli yordayıcılan olduğu görülmektedir. Dağıtım adaletinin ise bu anlamda önemli bir etkiye sahip olmadığı belirlenmiştir. Bu çalışma sonuçları, yöneticiyle ilişkiler ve toplam iş doyumunun diğer boyutlara (meslektaşlarla ilişkiler ve işin kendisi) göre her üç örgütsel adalet türüyle daha yüksek bir ilişki içinde olduğunu ortaya koymuştur. En düşük ilişkinin ise işin kendisinden elde edilen doyum ile örgütsel adalet türleri arasında olduğu saptanmıştır.Tartışma ve SonuçBir örgütte çalışanların adalet algısı hem örgütsel hem de bireysel açıdan oldukça önemlidir. Çalışanların örgütteki adalet algılamasını, kaynakların paylaşımı, ödül ve cezanın dağıtımı, kişiler arası etkileşim, kuralların uygulanması, yapılan iş karşılığı alınan ücret gibi pek çok faktör etkilemektedir. Bireyler, eğer örgütlerinde adaletsizlikler yapıldığını algılarlarsa, bu onların işe yönelik tutumlarını ve davranışlarını da etkileyecektir. Bu bağlamda etkilenen tutumlardan biri de iş doyumudur. Şüphesiz iş doyumunu etkileyen tek neden çalışanların algıladıkları adalet değildir, ancak önemli bir faktör olduğu bu araştırma ile ortaya koyulmuştur. Okul gibi etkileşimin önemli olduğu örgütlerde yöneticiler adalet algısını olumsuz etkileyebilecek sorunlara daha duyarlı olmalıdırlar. Bu nedenle yöneticiler okuldaki her türlü adaletsizlik algılamalarının önüne geçmelidir. Öğretmenlerin örgütsel adalet algılarını artırmak için yöneticilerin etik davranması, eğitim sistemi ve okulla ilgili kurallara sadık kalarak keyfi uygulamalardan kaçınmaları gerekir. Okuldaki tüm işlerde adaletin gözetilmesi, okuldaki süreçlerin daha sağlıklı işlemesine yol açacaktır. Okul yöneticileri ek ders, şube, nöbet, ödül ve ceza gibi işlerin dağıtılmasında öğretmenler arasında ayrım yapmadan eşit ve adil davranmalıdırlar. Ayrıca öğretmenlerin okulda saygı görme, sevilme, güvenilme, kendini değerli hissetme ve taktir edilme ihtiyaçları vardır. Okul yöneticileri çalışanlarıyla etkileşimlerinde de adil olmalı; birileri kendisine yakın olduğu için özel imkânlara kavuşmamalıdır. Okul yöneticisi, öğretmenlerin sorunlarına duyarlı olmalı, onları dinlemeli ve görüşlerini rahatça ifade etmelerine olanak sağlamalıdır. Katılımcı bir yönetim anlayışını uygulamak suretiyle öğretmenleri okulun işleyişi ile ilgili konularda bilgilendirmeli ve özellikle öğretmenleri doğrudan ilgilendiren kararlara onların katılımlarını sağlamalıdır. Okul yöneticisi kararlarında ön yargıdan uzak, okuldaki herkesi dikkate alan ve etik kurallara uygun bir yöntem benimsemelidir. Bu çalışmada da ortaya konulduğu gibi özellikle prosedür ve etkileşim adaletinin öğretmenlerin iş doyumu üzerinde önemli bir etkisi olduğu belirlenmiştir. Bu bağlamda yöneticiye düşen görev, okuldaki işlemler ve öğretmenlerle kurulan ilişkiler açısından daha özenli davranmaktır, öğretmenler arasında güvene dayalı ilişkilerin kurulması, dayanışma ve işbirliğinin arzu edilen düzeye ulaştırılması büyük ölçüde olumlu ve açık bir okul ikliminin oluşturulmasına bağlıdır. Bu anlamda okul yöneticisi olumlu bir okul iklimi yaratabilirse öğretmenlerin hem adalet algısını hem de iş doyumunu pozitif yönde etkileyecektir.
Abstract
Problem Statement: For individuals and organizations alike there has been a recent upsurge in significance of employees' perceptions toward their work and their job satisfaction. The concept of organizational justice has evolved to include almost all aspects of organizational life, particularly employees' attitudes toward work. While a significant amount of research has been performed on the relationship between organizational justice and job satisfaction, few studies have been conducted in the field of education. In this regard, this study may provide support to close this gap in the education area. Purpose of the Study: This study aims to determine the organizational justice perceptions of primary school teachers and the predictive value of those perceptions on the teachers' job satisfaction. Method: This study uses correlational survey to investigate the predictive value of organizational justice on teachers' job satisfaction. The predictive value of primary school teachers' perceptions of organizational justice on their job satisfaction is evaluated by means of two scales designed by the researcher. The population of this study consists of teachers working in public primary schools in the city of Samsun. The number of public primary schools and teachers was taken into account, and the technique of stratified sampling was used in the selection of the sample. "Organizational Justice" and "Job Satisfaction" scales were designed for teachers by the researcher. Bivariate correlation and multiple regression analyses were used in the data analysis. Findings: The correlation analyses suggest a positive and significant relationship between the organizational justice types and job satisfaction dimensions. In overall job satisfaction, the relative order of significance for the organizational justice types was interactional, procedural, and distributive. Interactional justice and procedural justice have significant predictive values on overall job satisfaction whereas distributive justice does not have a significant predictive value. Discussion and Results: In organizations such as schools, where interaction plays an important role, the principals should be even more sensitive to problems that may have a negative predictive value on the perceptions of justice and, for this reason they should take necessary steps to prevent any such perceptions. As this study concludes, procedural and interactional justice types have a significant predictive value on teachers' job satisfaction. In this context, it is up to the managers to be more careful in the work relations. Forming relations and promoting cooperation and collaboration depend to a large extent on a positive and open school climate. In this sense, the establishment of such climate by the principals will have a positive predictive value on both the teachers' perception of justice and their job satisfaction.