Dergiler / Ermeni Araştırmaları Dergisi / 2018 / Cilt: 0 - Sayı: 61

SOSYAL TEORİ BAĞLAMINDA ERMENİ MİLLİYETÇİLİĞİNİN TARİH VE COĞRAFYA RETORİĞİ

THE HISTORICAL AND GEOGRAPHICAL RHETORIC OF ARMENIAN NATIONALISM IN THE CONTEXT OF SOCIAL THEORY

Sayfa
31–70
DOI
—

Özet

Tarih ve coğrafya tasavvurları milliyetçi retoriklerin vazgeçilmezöğeleridir. Her iki öğe de Ermeni Milliyetçiliği’nin hem geleneksel hem demodern bakışlarında etnisizm temelinde birbiriyle iyice harmanlanmıştır.Ancak deyim yerindeyse sosyal teoride milliyetçi görüşten farklı olaraktarihe içeriden değil dışarıdan bakılmaktadır. Bu bakış açısı, ErmeniMilliyetçiliği’nin kültürel heterojenlikleri dışlayarak, etnik unsurlara vurguyapan radikal bir söylem geliştirdiğini ifade eder. Oysa tarihsel tecrübeetnogenez süreçlerinde “sınırlar” kadar “etkileşim” ve “alışverişlerin” debelirleyiciliğini göstermektedir. Hal böyle olunca, milliyetçilerin radikalsöylemine ilişkin iki temel analitik sorunla karşılaşılmaktadır. Birincisimodern bir olgu olan ulusal kimliklerin kökenini tarihin derinliklerine kadargeri götürebileceğimiz etnik kimliklerle özdeşliğinin sorgusuz ve düzçizgiselbir şekilde kurulmasıdır. İkincisi ise tarih-öncesinden beri var olduklarıdüşünülen etnik birimlerin kültürel kimliklerini (etno-kültürel kodlar)değişmeden olduğu gibi muhafaza ettikleri iddiasıdır. Makalede sosyal teoriodağından her iki sorun analiz edilecektir.

Abstract

Historical and geographical concepts are essential and indispensable elements of nationalist rhetoric. These elements are strongly integrated with each other on basis of ethnicity and observable in the both traditional and modern perspectives of Armenian nationalist historicism. But contrary to the nationalist thinking, social theory draws the exogenous outlook toward the history. This perspective implies that Armenian nationalism has developed a radical discourse that emphasizes ethnic elements while excluding cultural heterogeneity. However, according to the historical experience “interaction” and “exchanges” were decisive as much as “boundaries” during the process of ethnogenesis. In this case some questions related with the radical discourse of Armenian nationalists require analytical attention. First, national identities straightforwardly identified with ethnic identities. Secondly, nationalist narrative mainly focuses on assertion that cultural codes of ethnic identities which are existing since prehistoric times remained unchanged. The research examines both questions from the perspective of social theory.