Dergiler / e-Şarkıyat İlmi Araştırmalar Dergisi / 2020 / Cilt: 12 - Sayı: 3

XIII. YÜZYILDA KONYA’NIN BİR İLİM MERKEZİNE DÖNÜŞMESİNDE İRANLI ÂRİFLERİN ROLÜ

THE ROLE OF IRANIAN SCHOLARS IN TURNING KONYA IN TO A CENTER OF SCIENCE IN THE 12TH CENTURY

Sayfa
786–818
DOI
—

Özet

Anadolu Selçukluları’nın başkenti olan Konya 13. yüzyıl’da İslâm âleminin önemli ilim merkezlerinden birisi olmuştur. Şehir, Anadolu Selçuklu sultanlarından Sultan Mesûddöneminde (1116-1155) başkent olmuş ve kısa sürede önemli bâzı medreselere ev sahipliği yapmıştır. Sultan Mesûd’un oğlu II. Kılıçarslan döneminde Konya ve çevresindekişehirlerde câmiler, zâviyeler, medreseler ve askerî üsler kurulmuş; buralara İran tarafından âlimler, tüccârlar ve gâzîler gelmeye başlamıştır. Alâeddîn Keykûbâddönemiyle (1220-1237) beraber Konya,Anadolu’nun en büyük şehirlerinden biri olmuş şehrin müdâfaa nizamı için kaleler ve surlar tahkîm edilmiştir. Konya’nın güvenilir ve gelişmiş bir şehir olması, şehirde çok sayıda medrese, tekke ve zâviyenin kurulması İranlı âlim ve âriflerin ilgisini çekmiştir. Zîrâ buradaki yöneticilerin ilim adamlarına gösterdiği saygı ve onlar için hazırladığı imkânlar İranlı ulemâ ve urefânın nazarını celb etmiştir. XII. ve XIII. yüzyılda İran coğrafyasından özellikle de Urmiye, Hoy, Tebriz,Şiraz, Belh, Buhara, Semerkand gibi diyarlardan akın akın İranlı ve Turanlı aşîretler, âlimler ve ârifler Konya’ya gelmeye başlamıştır. 1243 yılında gerçekleşen Kösedağ savaşında Selçuklular -Moğollardan büyük bir darbe alsalar da -hâkimiyetleri altında bulunan şehirlerde İran tarafından kaçan halklara kapılarını açmış böylece hâkimiyetleri altında bulunan şehirler büyük bir göçle karşı karşıya kalmıştır. Bu çalışmamızda, iki asrı aşkın bir süre Konya ve çevresinde hüküm süren Anadolu Selçukluları döneminde şehre gelen İranlı âriflerden ve Farsça yazdıkları eserlerden kısaca basedeceğiz. Sonrasında Konya’nın bir ilim merkezi olmasındaki katkılarını irdelemeye çalışacağız.

Abstract

Konya, the capital of the Anatolian Seljuk, became one of the important centers of science in the Islamic world in the 13th century. The city became the capital city during the reign of Sultan Masoûd(1116-1155), one of the Anatolian Seljuk sultans, and soon settled many madrasas. During the reign of Sultan Masoud’s son II. Qılıch Arslanperiod, mosques, lodges, madrasahs and military bases were established in Konya and the surrounding cities and so scholars, merchants and ghazi started to come here from Iran. With the period of Ala ad-Din Kayqûbâd(1220-1237), Konya became one of the biggest cities of Anatolia, and the fortresses and walls were fortified for the protection order of the city. The fact that Konya is a reliable and developed city, the establishment of many madrasahs, dervish lodges and lodges in the city attracted the attention of Iranian scholars and scholars. Owing to the respect shown by the rulers here to the scholars and the opportunities they prepared for them have cited the point of view of theIranian scholars. In the 12th and 13th centuries, Iranian and Turanian cultists, scholars and religious scholars from Iranian geography, especially from lands such as Urmiya, Khoy, Tabriz, Shiraz, Belkh, Bukhara and Samarkand, started to come to Konya. Inthe Kösedağ war in 1243, the Seljuks -even though they received a great blow from the Mongols -opened their doors to the peoples fleeing from the Iranian side in the cities under their rule, so the cities under their rule faced a great migration. In this study, we will briefly talk about the Iranian traditions who came to the city during the period of Anatolian Seljuks who ruled in Konya and its surroundings for more than two hundred years and the works they wrote in Persian language. Then we will try toexamine their contribution to Konya to becoming a center of science.