Dergiler / Eurasian Journal of Medicine / 2012 / Cilt: 44 - Sayı: 1
Persistence of nosocomial pathogens on various fabrics
- Sayfa
- 28–31
- DOI
- —
Özet
Amaç: Kontamine kumaşlar; bakteri, virüs, mantar gibi mikroorganizmaları bol miktarda içerir ve infeksiyon zincirinde önemli bir rol oynarlar. Bu çalışmada; klinik örneklerden izole edilen bazı bakteri ve mantar izolatlarının hastanelerde sıklıkla kullanılan çeşitli kumaş türleri üzerindeki yaşam sürelerinin araştırılması amaçlandı. Gereç ve Yöntem: Bakteriyal ve fungal yaşam sürelerinin değerlendirilmesi için %100 yün, %100 ipek, %100 pamuk ve %60 pamuk-%40 polyester içeren kumaş türleri kullanıldı. Bu kumaş türleri; Candida albicans, Candida tropicalis, Candida krusei, Candida glabrata, Candida parapsilosis; Geotrichum candidum, Aspergillus fumigatus, Cryptococcus neoformans, vankomisine dirençli Enterococcus faecium (VRE, metisiline dirençli S. aureus (MRSA), genişletilmiş spektrumlu betalaktamaz (ESBL) pozitif Escherichia coli, indüklenebilir beta-laktamaz (IBL) pozitif Pseudomonas aeruginosa, IBL-pozitif Acinetobacter baumannii ve Stenotrophomonas maltophilia suşları ile kontamine edildi. Çalışmaya alınan mikroorganizmaların test edilen kumaş türleri üzerindeki yaşam süreleri bakteriyolojik ve mikolojik kültür yöntemleri ile saptandı. Bulgular: Test edilen tüm mikroorganizmaların ortalama yaşam süreleri; pamuk kumaşlar üzerinde 26, pamuk-polyester türü kumaşlarda 26.5, ipeklerde 28, yün kumaşlarda ise 30 gün olarak tespit edildi. Test edilen bakteriler arasında, E. faecium en uzun yaşam süresine sahip olup, pamuk-polyester türü kumaş üzerinde üredi. Mantarlar arasında ise; C. tropicalis ve C. krusei en kısa yaşam süresine sahipti ve pamuk türü kumaşlar üzerinde yaşadığı gözlendi. Sonuç: Bu sonuçlar, patojen mikroorganizmaların hastanelerde sıklıkla kullanılan kumaş türleri üzerinde günler, aylar gibi uzun süreler boyunca canlılıklarını devam ettirdiklerini göstermektedir. Dolayısıyla bu çalışma; çapraz kontaminasyonu en aza indirmek ve hastane infeksiyonlarını önlemek için, hastanelerde kullanılan kumaş malzemelerin temizliği, dezenfeksiyonu veya sterilizasyonu için güncel önerilerin uygulanması gerekliliğini vurgulamaktadır.
Abstract
Objective: Fabrics can become contaminated with high numbers of microorganisms that may be pathogenic to patients in a hospital setting and can play an important role in the chain of infection. The aim of this study was to investigate the survival of several clinical bacterial and fungal isolates on several fabrics commonly used in hospitals. Materials and Methods: Bacterial and fungal survival was tested on the following materials, each of which are commonly used in our hospital: 100% smooth cotton, 60% cotton-40% polyester, 100% wool and 100% silk. One isolate each of Candida albicans, Candida tropicalis, Candida krusei, Candida glabrata, Candida parapsilosis, Geotrichum candidum, Aspergillus fumigatus, Cryptococcus neoformans, vancomycin resistant Enterococcus faecium (VRE, methicillin-resistant Staphylococcus aureus (MRSA), extended-spectrum beta-lactamase (ESBL) positive Escherichia coli, inducible beta-lactamase (IBL) positive Pseudomonas aeruginosa, IBL-positive Acinetobacter baumannii and Stenotrophomonas maltophilia were used to contaminate fabrics. The survival of these microorganisms was studied by testing the fabric swatches for microbial growth. Results: The median survival times for all the tested bacteria and fungi were as follows: 26 days on cotton, 26.5 days on cotton-polyester, 28 days on silk, and 30 days on wool. Among the bacterial species tested, E. faecium had the longest survival time on cotton-polyester fabrics. For the fungal isolates, it was observed that C. tropicalis and C. krusei survived for the shortest amount of time on cotton fabrics in the present study. Conclusion: This survival data indicate that pathogenic microorganisms can survive from days to months on commonly used hospital fabrics. These findings indicate that current recommendations for the proper disinfection or sterilization of fabrics used in hospitals should be followed to minimize cross-contamination and prevent nosocomial infections.