Dergiler / Endokrinolojide Diyalog Dergisi / 2011 / Cilt: 8 - Sayı: 3
Hipofiz adenomlarının histopatolojik alt tiplendirmesinde modern yaklaşımlar
- Sayfa
- 127–131
- DOI
- —
Özet
Adenohipofizin embriyolojik gelişiminin ve moleküler hücre diferansiyasyon yolaklarında görevli transkripsiyon faktörlerinin aydınlatılması, hipofiz adenomlarına tanısal yaklaşımda yenilikleri de beraberinde getirmiştir. Hipofiz adenomlarının sadece hormon içeriğine bakılarak incelenmesi günümüz tıp uygulamaları açısından oldukça yetersiz bir yaklaşım olarak kabul edilmektedir. Örneğin, somatostatin analoğu okreotid yerine pegvisomant ile tedavi edilmesi gereken seyrek granüllü somatotrop adenomlu bir akromegali hastasının gerçek beklentisi büyüme hormonu salgılayan bir adenomu olduğunun teyidi olmamalıdır. Hipofiz adenomlarında halen en iyi prognostik parametre, adenomunun güncel yaklaşımlar dikkate alınarak doğru alt tiplendirilmesidir. İşte bu noktada, endokrin patolojisini iyi bilen bir uzmanın esas rolü ortaya çıkmaktadır. Bu uzmanın ikinci görevi hedefe yönelik tedavilerin gelişimine katkı sağlamak adına, farklı hipofiz adenom alt tiplerinin altındaki moleküler biyolojik değişiklikleri ve tümör gelişimi ile çeşitli büyüme faktörleri arasındaki ilişkileri aydınlatmaya çalışmak olmalıdır.
Abstract
Along with the identification of the major steps in adenohypophyseal embryogenesis and molecular cytodifferentiation pathways and of the role of transcription factors in these processes, new concepts have emerged in the diagnostic approach to pituitary adenomas. The classification of pituitary adenomas based only on hormonal content is no longer considered a rational approach in clinical patient care. The diagnosis of an acromegalic patient with sparsely granulated somatotroph adenoma, who should be treated with pegvisomant instead of a somatostatin analogue, should no longer be based on the finding of a growth hormone producing pituitary adenoma. For this reason, the role of an endocrine pathologist who is knowledgable in the correct subclassification of pituitary adenomas and current diagnostic approaches to pituitary adenomas is important. A second task which the endocrine pathologist needs to undertake is to get involved in the development of targeted therapies by analysing molecular biologic changes underlying several pituitary adenomas subtypes and also to illuminate the relationship of growth factors with pituitary tumorigenesis.